Bilmiyorum siz de farkında mısınız, bu aralar ne de çok gitmek isteyen var uzaklara. Kimileri hayat şartlarının zorluğundan yılmış, kimileri hayatı onlara çekilmez hale getiren insanlardan. Herkes bir dağ başının, deniz kıyısının ya da ne bileyim bulunduğu yerin çok uzağının hayalini kuruyor. Yani herkesin günden güne içinde büyüyen ve omuzlarına yüklenen bir yorgunluğu var. Herkes hayatında bir sadelik ruhsal bir arınma ve az insan olsun istiyor. Herkesin canı geri dönüşü olmayan yolculuklar çekiyor. Bu sürecin yaşla da pek ilgisi olmadığını düşünüyorum. Rakamlara ve yıllara takılmayın. Kiminin altmışına kadar yaşadıklarını kimi gençken Yaşar. Olgunluk her ne kadar farkındalık ve bir aydınlanma dönemi olsa da, aynı zamanda bu farkındalığın getirdiği bir yalnızlık dönemidir. Ama bu yalnızlık istenmeyen bir durum değildir. İnsanlarla ve hayatla uğraşmaktan yorulan ve yıpranan her insan, zamanla sadeliği ve dinginliği seçer. Bu bir kaçışta değildir. Bu bir arınma ve kendini bulma dönemidir. Herkese yetişme ve insanları memnun etmeye çalışma döneminden sıyrılıp kendine ait olma dönemidir.
Ne kadar uygularsın bilmem ama sevginle güzelleşmeyen ve sana iyi gelmeyen insanlardan gitmen, seni kötü biri yapmaz. Bu iyilik yaptığın anlamına gelir, onlara da kendine de...