Yazık ki bu sene-i devriyeyi (İstanbul'un fethi) hicrî takvimle tam mevsiminde idrak etmek kabil değil yoksa zevkine büsbütün doyulmazdı çünkü takvimlerin dini, imanı, vicdanı var. Mesela sene 857 diyince İslam'ın İstanbul'a girdiğini hissediyoruz, bu rakamda anlı şanlı bir tını var. 1453 diyince bilakis Bizans'ın Türklere mağlûp oluşu idrak olunuyor, bu rakamda bilakis bir can çekişme, bir ufunet, bir günlük kokusu var. Bu rakamların biri Müslüman, biri değil!