İnsan, tabiat içinde mahkum olduğu sefalet halinden ancak mabette kurtuluyor. Cüzîyi istemek, cüzî varlıkların yardımile kurtuluşa inanmak ve bu mefkure ile yaşamak sefalettir.
*Cüzî: Az, azıcık, pek az
*Mefkure: Ülkü, ideal
Asrımızda otomobili, apartmanı, radyoyu istemeyen, bunları iradesi ile kendinden uzaklaştırmasını bilen insanlar yetişmedikçe gençlikteki bitirici, nesli çürütücü buhranın önüne geçilmeyecek, yeni bir dünya asla digmayacatır.
Şu halde hakikate ulaşmanın bir tek yolu var: Duygu, dilek, zeka, beden bir ahenkte birleşecekler. Hepsi bütün şumullü manasile benim olacak; kalbin inandığını dil söyliyecek, el yapacak.
*Şumul: İçine alma, kaplama, kapsama
Kalbin dışında yaşayarak hakikat arayanlar hep karanlıkta kaldılar. Yunan hikmeti Sokrat'ın "kendini tanı" düsturunu unutup insan dışındaki kainat esrarına dalmakla zevalini hazırladı.