Şimdi her şey bir kalbin derdine pervanedir
Özüne gurbet olan bilemez can vereni
Görebilseydi güneş, sarı bir yaprak gibi
Düşüp avuçlarına sorardı: Ölüm nedir
Hangi rüya çaresiz, hangi mazmun yaralı
Neden bir muammaya beni kurban eyledin
Senin o nehir kokan dergâhına varalı
Hep o mağrur denizin şarkısını söyledin
Kaderim yalpalayan yıldızların altında, tenha bir sokak.
Toplu mezarlar gibi ruhum.
Delirmiş zamanın putu olmuştu sözde hürriyet,
Benim için ise esaret.