Sarılacak kimsem yok, bu yüzden hep çok üşüyorum. Gitmek istediğim yerlere gidemediğim için hep yürüyorum. Bu yüzden ayaklarım ağrıyor. Derdimi, sıkıntımı anlatacağım kimse yok diye ruhum sıkışıyor.
Ne hazin, yürüyoruz simsiyah menzillere
Oysa bir güneş gibi başucumuzda sevda
Gülümsüyor lekesiz tenhâsında yüzlerin
Şarkılara sığınmış, yapayalnız ve derin
Yürüyoruz karanlık, hummalı bir dehlizde
Gelincikler ağlıyor ayak izlerimizde
Neden hep ikiyüzlü tutkular ve aynalar
Yitirdik esrarını bütün maviliklerin
Nağmeler de ürküyor bu garip hâlimizden
Farkında mısın, hayat gidiyor elimizden
Ne yana dönsem siyah, sessiz, bitkin ve ırak
Kalbe dokunduğunda her akşam ölüm
Kırıldı hüzne karşı taşıdığım son mızrak
Meçhul bir mimar yıktı içimin son sarayını
Gözlerine bakınca geceye küstü ölüm
Göğümden aldı bahar güneşini, ayını