Ben insanın sadece bir kez ölmediğini söyleyenlere katılıyorum.Ne zaman bir yakınımız dostumuz ya da tanıdığımız ölse onunla birlikte içimizde ona ayırdığımız parçamız da ölür.Günler geçtikçe ölümler devam eder ve bizim içimizden eksilen parçalarda çoğalır...Böylece ölümün kapladığı alan büyür...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Merhum mimar Turgut Cansever bir mülakatında anlatıyordu. Napolyon Paris'i yeniden inşa ettirirken yuvarlak meydanlar çizip hepsine altışar katlı apartmanlar yaptırmış sonra da bütün meydanları bulvarlarla birbirine bağlanmış bunu yaparken esas gayesi herhangi bir halk ayaklanması durumunda kontrolü hızlıca sağlayabilmekmiş. Meydanlara kondurulan binalar aslında insanların üzerine ateş açacak top bataryaları için siper olarak düşünülmüş.Cansever bunu anlattıktan sonra;"İşte bu Paris'i kendisine aydın diyen Türk budalaları şehir zannediyor!" demişti.