Bu son yüzyılda müptela olduğumuz problemlerden biri de insanlara abdesti bozan şeyleri anlatıyor ve bunu yüzlerce sayfada yüzlerce defa dini okullarda talebelere öğretiyoruz da "la ilahe illallah"ı bozan şeylerden söz etmiyoruz. Anlatsak da ittiba şirkine değinmeden sadece itikad ve ibadet şirkinden oluyor anlatılan...Temelden yanlış bir prensibe dayanmıyor bu: İttiba şirki, milletten (dinden) çıkarmayan küfr-i amelidir!
Şirkin çeşitleri vardır. Hatip ve vaizler bir kısmını anlatıp gerisini aktarıyorlar!
Yüce Allah'ın indirdiği dışında bir şeyle helal ve haram koyma ve buna razı olma... O da şirktir şüphesiz. Ama insanlar bu son yüzyılda şu kritik meseleyi bilmiyorlar ya da bildirilmiyorlar. Şirkle günahı ayırt etmiyorlar. Şirkin bu çeşidine bağışlanmış bir günah gözüyle bakıyorlar. Tabii eğer günahı olmayan mübah bir "gereklilik" gözüyle bakmıyorlarsa!
Nasıl oluverdi bu?
Haçlı emperyalizmi ayaklarını bastığı her beldeye gelir gelmez, İslâm hükümlerini kaldırdı. Sonra insanlara denildi ki: Size zararı yoktur! Namazını kılıp orucunuzu tuttukça Müslümansınız, O'nun diniyle yönetilmeseniz de!
İyi bir evlilik imkânsız değildir fakat kusursuz bir evlilik beklentisi içerisine girmek bir ütopyadır. İyi bir evlilik öncelikli olarak geçinmeye gönlü olmakla başlar.
Belki de evlilik niyetiyle yola çıkarken bilinmesi gereken gerçek, evlilikte mutlak bir iyiliğin olmayacağı, fakat bunun karşısında kötü bir evlilik olmaması için yapılması gerekenler olduğudur.