1964 yılında, özgürlüğe dayalı ve hür dünyanın lideri olarak sunulan bir ülkede(amerika'da) yaşayan bizler, birkaç medeni hak elde edebilmek için ayrımcı siyasetçilerin, senatörlerin ve Washington'daki Teksaslı başkanın keyfinin gelmesini beklediğimizi sanmayın. Hayır, hepsini şimdi istiyoruz.
Müslüman dünyada geçen 11 gün boyunca gözleri mavilerin en mavisi, saçları sarıların en sarısı, tenleri beyazların en beyazı olan Müslüman kardeşlerimle aynı Tanrı'ya ibadet ederken, onlarla aynı kaptan yemek yedim, aynı tastan su içtim, aynı döşekte, aynı hasırın üzerinde uyudum. Beyaz Müslümanların sözlerinde, davranışlarında ve tutumlarında Nijeryalı, Sudanlı ve Ganalı siyah Müslüman kardeşlerimin arasındayken hissettiğim samimiyetin aynısını hissettim.
Katı inançlarıma rağmen her daim gerçeklerle yüzleşmeye, yeni tecrübeler ve yeni bilgilerle ortaya çıkan hakikatleri kabullenmeye gayret eden bir adam oldum. Daima açık fikirli oldum ki bu da hakikat arayışının her türlü şekliyle bir arada bulunması gereken esnekliğin olmazsa olmazıydı.
"Mermi Yahut Oy Pusulası" konuşması, hem üslup hem de içerik bakımından Malcolm X'in kendisini İslâm Ulusu Teşkilatından tamamen soyutladığı ve siyah mücadelesine daha geniş bir perspektif çizdiği önemli bir konuşmadır.