---
1848'de Damad Sait Paşa'nın ısrarıyla Mustafa Reşit Paşa'nın sadaretten azledilerek yerine Sarım Paşa'nın geçmesi üzerine mekteplerde çocuklara resim dersi okutuluyormuş diye yaygaralar kopmuş ve Mekâtib-i Umumiye Muavini Vehbi Molla rüştiyelerde harita namına ne varsa hepsini abdesthanelere attırmıştır.
---
Gerçek bir lüzum olmadıkça büyük memuriyetlerde sık sık değişiklik yapılması ve memurların lüzum yokken azledilmesi veya değiştirilmesi hükümet idaresinin nizamını bozar. Bilhassa iç, dış, askerlik, maliye gibi hizmetlerin nazır ve büyük amirlerinin kusur ve kabahatleri anlaşılmadıkça değiştirilmemeleri icabeder. Bu gibilerin memuriyetlerinden ayrılmaları halinde de işin bünyesi değişmemiş bulunacağından, yerlerine gelenlerin diledikleri gibi mevcut usulleri bozmaları, intizam ve terakki için büyük engel teşkil eder.
Fermandan köylü, esnaf ve tüccar Rumlar da memnun değildi; çünkü Fermanda onlar mânasını henüz kavrayamadıkları “hukuk yönünden eşitlik” tâbirinin yanında mânasını çok iyi kavradıkları ve kendileri için yeni bir mükellefiyet olan dört yıl askerlik hizmeti geliyordu. Kendilerinde vatandaşlık duygusu mevcut olmadığı için askerliğe karşı hiçbir meyil ve heves duymuyorlardı. Hattâ böyle bir hizmeti iş ve güçleri için büyük engel bile sayıyorlardı.
Papazlar bundan da memnun değildiler. Cemaatlerinde yapılacak ıslahat ile yetkilerinin zayıflayacağını ve üzerlerinde Devlet otoritesinin artacağını anlıyorlardı. Büyük papazlar arasındaki hoşnutsuzluk o kadardı ki İzmit Metropoliti'nin Fermanın, okunduktan sonra atlas kesesine konması üzerine “bir daha bu keseden çıkmamasını Cenabı Hak’tan temenni edelim,” dediği rivayet edilmektedir.