İçimizden sorumlu olmadığı şeylerle ilgilenen bir kimse, doğru yapmış sayılmaz. Bilgisiz insan İçin susmak kurtuluş olduğu gibi bilgilinin konuşması da Allah katında bir ihsandır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
‘İç konuşma’ derken kastedilen şey, sadırların içe yerleşmeyen kuruntu ve vesveseleridir. Kalpte yerleşene gelirsek, insan bundan sorumludur ve onun hesabını verecektir. Allah şöyle buyurur: “Kuşkusuz kulak, göz, fuad, bunların hepsi yaptıklarından sorumlu tutulacaktır.
Bir sadr /kuruntu ve tehlikelerin kalbe giriş yeridir/ Hak (ve hakikat) için daralırsa, bu kez batıl (boş ve gerçek dışı şeyler) için genişleyeceği gibi aynı zamanda batıl karşısında daralan sadr da hak İçin genişler.
Dikkat ediniz! Kula kalbiyle iman etmek emredilmiş. Yoksa iman ettiği şeye nitelik bakımından algılamakla sorumlu tutulmamıştır. Onun görevi, sadece uymak ve yeni adet çıkartmaktan uzak durmaktır. O halde nefse teslim olmak yeterlidir, onun başka bir yükümlülüğü yoktur.