Birden dillerini bile anlamadığın bir yerde -dünyadasın- , insan formundasın ama insan değilsin, çıplaksın, sadece yürüyorsun ve herkes sana bakıyor.
Çok uzak bir yerden, vonnadorya gezegeninden gelip dünyada en zor matematik hipotezini çözen Andrew Martin'in yerine geçip hipotezin ispatlanabilir oluşunu dahi bilen herkesi yok etmek üzere dünyaya gelen karakterimiz; sonrasında insanlar arasında iyilerin de var olduğuna inanması ve aşık olması üzerine gerçekleşen bir roman. Karakterin karşısına çıkan olaylardaki seçimleri çok güzeldi, fedakarlığın takdire şayan çakma Andrew :')
Kolay okunabilirliği, akıcı olması beni çok etkiledi, elimden bırakamadım resmen.
Sonu çok tatlı ama bir tık daha devamını görmek isterdim. O yüzden 10 üzerinden 8.
İnsanların kazanmaktan daha az hazzettiği bir şey varsa o da kaybetmekti, ama en azından o konuda bir şeyler yapılabiliyordu. Mutlak bir başarı söz konusu olduğundaysa yapılabilecek hiçbir şey kalmıyordu ve bununla baş etmek çok zordu.
Dünya kendi istencimizle farkında olduğumuz şeydir. İnsanlar temel arzuları tarafından yönetilir ve bu da acı çekmemize yol açar çünkü arzular bizi dünyadan bir şeyler istemeye iter, oysa dünya bir tasarımdan başka bir şey değildir. Aynı istekler gördüklerimizi de şekillendirdiğinden kendimizi tüketmeye başlar ve sonunda da delirip kendimizi burada buluruz.