"Ninemin ifadesine göre sahaf dükkanı on binlerce ölü, diri yazarı ayrım gözetmeden kümeler halinde yan yana durduğu, nüfus yoğunluğu yüksek bir yerdi. Gelgelelim kitaplar sessizdi. Sayfaları açılmadan önce ölüyken; açılmaya başlandığı andan itibaren canlanarak içlerindeki hikayeleri boşaltırlardı. Üstelik kulağıma tam da benim istediğim kadar fısıldaşır dururlardı."
"Hayatta kurtarılamayacak insan evladı yoktur. Sadece kurtarma çabasından vazgeçenler vardır." Bu sözler, idama mahkum edilen Amerikalı yazar P.J.Nolan'a ait.
"Artık tamamen yalnızdım. Geride kalan, annemin sahaf dükkanına yığılmış sayısız kitaptan ibaretti. Bunun haricinde birçok şey yok olup gitti. Bir daha ne evin içine lotus feneri ve ışıldayan ampuller takmaya ne sevinç, öfke, keder, zevk, sevgi, nefret, arzu kavramlarını ezberlemeye ne de doğum günümde restoranda yemekler yeme adına insan yığınlarının arasından geçerek şehir merkezine kadar gitmeye lüzum vardı.
"Sanki o kadar komik olan neydi de annemle ninem, kıkır kıkır gülüşüp durdular?
Bu olay olmasaydı, soğuk makarna restoranından çıkıp nereye gidecektik?
O adam neden öyle yaptı?
Bir televizyonu parçalamak ya da bir aynayı kırmak yerine neden insanları öldürdü?
Çok geç kalmadan neden birileri meydana atılarak yardımcı olmadı?
Neden?"