"Kendisine saadet ve servet sahiplerinin sonsuz heveslerine terk eden esaretin insanlığını aşağılamasından gönlünün ne kadar kırık, ne kadar üzgün bir halde olduğunu gösteren baygın gözleriyle hürmet edilmek, sevilmek gibi kadınların karşı koyulması mümkün olmayan son derece şiddetli arzularının ayaklar altına alınmasından gelen kader ve ıstırabını o halinde uçları hafifçe aşağı sarkmış, hassas olduğunu gösteren incecik dudaklarından anlayarak ne kucağında ağlayacak bir annesi ne kendisini koruyup kollayacak bir babası ne biraderi olduğunu hatırlamak."
"Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır."
"Bir çocuğun bir çocuktan yardım işleyişini, diğerinin insan sevgisine açılmış olan o küçücük, o saf kalbiyle tek kurtuluş çaresi olarak söylediği, 'Ben seni dolaba saklarım' yolundaki masum vaadini işitmek ne dokunaklı şeydir!"