"Ne yazık ki insanların çoğu yaşamlarının değerini
ancak sona yaklaşırken anlarlar. Ivir zıvır yüzünden yakınıp dururlar. Her zaman mutsuzdurlar. Refah peșinde koșar, doymak bilmeden. Ceplerini şişirdikten sonra da başkaları yaşamdan daha çok şey koparmayı başardı diye sızlanırlar. Gerçek değerleri göremezler.Yaşanan her gün bir armağandır ancak bunu fark edebilenler sayilidır. Fark edemedikleri için mutluluklarını ayaklarının altına alıp çiğnerler.
İnsan varlığının her şeyden önce korkulardan ibaret olduğunu o günlerde anlamıştı. Ne var ki herkesin en büyük korkusu fani oluşumuz ve bizlerden geriye hiçbir şeyin kalmayacağıydı,
Öncesinde hiçbir katkıda bulunmadan bu dünyadan göçecek olmak ürkütücüydü.