Adı:
Fobi
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053438168
Orijinal adı:
Phobia
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Kapıları kilitle!
Korku soğuk hava gibi
İçeri sızmak istiyor…

Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah’nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah’nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…

“Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor.” Bunte

“Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane.”
Paul Cleave

“Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor.” Süddeutsche Zeitung

“Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman.” Andreas Eschbach

“Almanya’nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri.” Brigitte

“Wulf Dorn’un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta
baştan yaratıyor.” La Stampa

“Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim.” Ruhr Nachrichten
352 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Gerilim ustası Wulf Dorn'un bir kitabını daha bitirmiş bulunuyorum. Psikiyatrist ile başlayan Wulf Dorn okuma serüvenime Fobi ile devam etme kararı aldım ve kitabı bitirdikten sonra oldukça doğru bir karar verdiğimi anladım. Psikiyatrist kitabında yer alan karakterlerden Mark Behrendt bu kitapta da var, bu nedenle yazarı okumaya başlamayı düşünüyorsanız Fobi'yi Psikiyatrist'in ardından okumanızı öneririm. Psikiyatrist'te yardımcı karakterlerden biri olan Mark bu kez kitabın ana karakterlerinden biri haline gelmiş. Şunu da söylemem gerekir, Psikiyatrist'in gerilim düzeyi Fobi'ye oranla çok daha yüksekti. Yani o kitabı okurken ciddi manada gerilmiş ve korkmuştum. Fobi ise daha farklı bir kitap, okuru fazla germiyor belki ama bir çırpıda okunup beğenisini kazanıyor ve düşündürüyor. Yani demem o ki, Psikiyatrist'i okuyup Fobi'yi henüz okumadıysanız Fobi'nin de sizi aynı şekilde ürkütmesini beklemeyin, aksi halde hayal kırıklığına uğrarsınız.

Fobi'de olaylar Sarah Bridgewater isimli bir kadının, oğlu tarafından bahçede birinin olduğu şeklinde bir cümleyle uyarılması ile başlıyor. Eşi Stephen iş için seyahate çıkmış olmasına rağmen, Sarah onun beklenenden erken döndüğünü düşünüyor. Sarah kocası için aşağı indiğinde karşısında Stephen'ı değil başka birini buluyor. Yüzü yara izleriyle dolu bu adam eve Stephen'ın arabasıyla geliyor, onun anahtarlarıyla kapıyı açıyor, üstünde onun kıyafetleri var ve ona kocasıymış gibi davranıyor. Sarah'ın yapabileceği tek şey ise bu oyunu sürdürmek, çünkü yukarıda altı yaşındaki oğlu Harvey var ve bu yabancının sinirlendirilmemesi gerekiyor.

Henüz iki kitabını okumuş olsam da Wulf Dorn bende farklı bir yer edinmiş durumda. Olayları  dolandırmadan, sade ama etkili bir şekilde okura aktaran yazarımız yaptığı işin hakkını veriyor. Korku kavramını ele alış şeklini çok beğeniyorum. Fobi'yi bitirdiğimde "Ne kadar doğru!" dediğim o kadar fazla cümle vardı ki, bitirdiğimde bunları düşünmemi sağlayan yazarları ve kitaplarını ayrı bir seviyorum. İnsan varoluşunun tıpkı mutluluk gibi, hüzün gibi temel duygularından biri olan korku hakkında, yanıltıcı güvenlik duygusu hakkında düşünüyor, düşünüyor, düşünüyorsunuz. Bunları düşünmekle kalmıyor hayatınızı, geçirdiğiniz günlerin ne derece dolu olduğunu veya yaşamınız için ne denli şükrettiğinizi sorguluyorsunuz. Çünkü Dorn'un da dediği gibi "Ne yazık ki insanların çoğu yaşamlarının değerini ancak sona yaklaşırken anlarlar." Bu sonun ne zaman geleceğini bilmediğimiz ve asla bilemeyeceğimiz halde neden hâlâ sahip olduğumuz şeylerin nankörü olmaya devam ediyoruz? Kaçımız bir anne babaya sahip olduğu için her gün şükrediyor veya kaçımız yediği yemeğin ardından bunun aslında ne kadar büyük bir lütuf olduğunun ayırdında? Günümüzü bomboş geçirmek yerine, elimizdeki şeylerin değerini bilmemek yerine ne zaman aslında bugünümüzün son günümüz olabileceğini ve buna göre hareket etmemiz gerektiğini düşünüyoruz? Bana sorarsanız çok geç olmadan, sahip olduğunuz her şeyin aslında size verilmiş bir ödül olduğunun farkına varın; kesinlikle değmeyecek şeylere uğruna, bir hiç uğruna hayatınızı harcamayın.

Wulf Dorn, Fobi'de ele aldığı konuyu nasıl belirlediğini anlattığı iki üç sayfalık sonsöz kısmındaki cümlelerle bile beni etkilemeyi başardı. Mükemmel bir konu, harika bir kurgu, akıcı bir dil, bu türde bir romandan bekleyebileceğiniz her şey, hattâ daha fazlası Fobi'de mevcut. Tavsiye edilir.
352 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Sarah, mutlu bir evliliği ve Harvey adında bir oğlu olan kendi korkularından dolayı evinde editörlük çalışmalarını sürdürmekte olan bir kadındır. Eşi Stephen ise sık sık mesleği gereği iş seyahatlerine çıkmaktadır...

Sarah bir gece oğlunun korkusu ile yüzleşmek zorunda kalır. Evinde eşi gibi davranan bir adam vardır. Yüzü tanınmayacak durumda olan bu yabancı, ona bilmemesi gerekenleri söyleyerek kendini ve oğlunu nasıl koruması gerektiği ile karşı karşıya gelmesini sağlar...

Sarah, yaşadığı olayı polislere anlattığında ona ne kadar inandıklarını kestirememektedir. Çocukluk yıllarını beraber geçirdiği arkadaşı psikiyatr olan Mark ise bir cenaze merasimi için tekrar Londra'ya geleceği için ondan destek istemekte bir sakınca görmemektedir...

Sarah, Mark'ın yaşadığı travmanın derinliğini bilmese de ona her zaman destek olacağından emin olarak evlerine giren yabancıyı araştırma konusunda ondan yardım alacağına emindir...

Araştırmalar derinleştikçe Sarah'ın yüzleşmesi gereken korkuların boyutu da değişmeye başlar. Bir yanda kayıp kocası ile ilgili öğrendiği gerçekler bir yanda kendi korkuları...

Mark ise kendi kayıplarını bir tarafa bırakarak bu zor süreçte hem kendi yaşamını hem de Sarah'ın yaşamını bir doktor ve bir dost olarak iyileştirebilecek mi sorusunun cevabını aramaktadır...

Yazarın, Psikiyatrist adlı eserini devamı olan bu kitabı da psikolojik gerilim eserler arasında yine en iyilerden bir tanesi...
352 syf.
·Beğendi·8/10
Fobi kapak görseliyle kafanızı katıştırmaya başlıyor aslında :) Ama inanın gerim gerim geren rahatsız eden, mide bulandırıcı unsurlar içeren bir kitap değil. Hatta huzurla okuyabilirsiniz tabi ki gündüz :) Özellikle yazar ile ilk kez tanışacaksanız ve kalemine hakim değilseniz gece okumamanızda fayda var. Genel olarak Dorn hayranlığımdan mütevellit tabiki kitabı beğendim ama bir psikiyatrist değildi bunuda söylememek haksızlık olur. Psikiyatrist kitabındaki yan karakteri bu kitapta ana karakter olarak okuyoruz. Konu kurgu ve sonu bağlama açısından beni tatmin etsede tam olarak ne psikolojik gerilim okuyabildim nede tastamam bir polisiye. Biraz yavanlık olmasına karşın heycanınızı kaybetmiyor ve merakla sona gelmek istiyor olmanız yazarın mehareti diye düşünüyorum. Kısaca türü severler, okuyun okutun pişman olmazsınız :)
352 syf.
·Beğendi·10/10
Efsaneliğin altına imza atar bu adam hayatımda ilk defa bu tarz bir kitap okudum ve sayesinde okumaya devam edeceğim.. Uslubuyla akışıyla sizi de etkilemeyi başaracak.
352 syf.
·Puan vermedi
Wulf Dorn okuduğum ilk kitabı,zekasına hayran olduğum ilk kitap herşey ( hayranlığım) bu kitapla başladı.Kitapta başta kadının başına gelenleri üzülürken, neden oluyor bunlar derken sonunun yine şaşırtıcı bitmesi beni benden aldı....
Artık deneyimlerini bizimle paylaşıyor yoksa kafasından mı tamamen kurup bizimle paylaşıyor bilemedim.Ama tek konudan gayet eminim gerilim,psikoloji deyince aklıma bu adam ve kitapları geliyor.Bir kitaptan bahsedin deyince hemen Wulf Dorn dan bir kitap özeti yazıyorum
Bir kitabı okunmayı bekliyor( oyunbaz) iki kitap da almamı bekleniliyor ( Travma,Hain Yüreğim) ama eminim ki yeniden üçü de yepyeni maceralarla okunmayı bekliyorlar.
Yazarı bu kitabıyla tanıdım ve kalemini beğendiğim bir yazar oldu,diğer kitaplarını özellikle Psikiyatrist kitabını çok merak ediyorum.
Kitap su gibi akıp gidiyor. Oldukça basit ama bi o kadar etkili kalemi var. Çok fazla gerilimi hissedemediğimi belirtmek isterim.

John kötü bir karakter mi yoksa iyi bir karakter mi ikileminde kaldım. İyi veya kötü karakter değilde hataları ve başarıları olarak ayırabilirim sanırım. Mesela Sarah ile böyle tanışmayabilirdi. Herkesin hataları,yanlışları,doğruları var bu yüzden bir sonraki adımımızda daha hazırlıklı, başarılı oluyoruz.
Yazarın aslında asıl değindiği konu, başaramama fobisini yoğun şekilde yaşayan Sarah üzerinden bize açıklıyor. Yaşamda herkesin fobileri var, benimde var sadece bir korkumu çok derin yaşıyorum. Belki de bilmediğim,yok saydığım bir çok fobim olabilir. Ama önemli olan korkunun üzerine gitmek eninde sonunda kazanan siz olacaksınız.
Psikolojik-gerilim seviyorsanız bence yazara şans verin.
352 syf.
·5/10
Valla son derece sasirdim bu kitabi okurken. Yara yuze hak mı versem, o iyi mi, kotu mu bir turlu kestiremedim. Ama sunu soylemeliyim ki kitabin arkasinda yazan bolumle kitabin aslinda alakasi bile yok. Aklima daha cok korku, gerilim, merak iceren kitap gelmisti ama aklimda olanin sadece belli bolumu karsiladi kitap
352 syf.
·1 günde·2/10
Yazarla tanışmam yaklaşık 3 ay öncesine dayanıyor. Okuduğum ilk kitabı Hain Yüreğim'di ve o kitabı hiç beğenmemiştim. İncelemek isterseniz tık tık.

Şimdi ise 2 şansı Fobi'ye verdim ve yine hayal kırıklığına uğradım. Bunun en önemli nedeni yazarın kalemi. Akıcı bir kalem olmasına rağmen bir psikolojik gerilim yazarının bu kadar basit bir kalemi olmamalı. Yazımı sanki çocuk kitabı yazıyormuş gibi.

Diğer sevmediğim yön ise yazdıklarını çok karıştırması oldu. Şöyle ki Sarah'ın başından bir şey geçiyor, 2 paragraf sonra geçmişteki bir anısı aklına geliyor. Sonra o geçmiş anıdan da bir anı hatırlayıp bizlere anlatıyor. Ve bu durum 2-3 kez yaşanmıyor. Artık kitabı bıraktırma derecesine getiriyor.

Hain Yüreğim'e göre biraz daha iyi olsa da yine de ahım şahım bir şey yok. Bir daha bu yazarı okumayacağımı görmüş oldum.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/07/fobi-yorum.html
352 syf.
·8/10
Kitap hızlı bir şekilde başlıyor. Eğer siz de benim gibi kitabı gece okursanız gerilim ve korkunuz iki katına çıkıyor. Yazar, kitabında olayları güzel kurgulayıp sonunda da, okuyucuyu ters köşe etmeyi amaçlamış. Sonu çok güzel bitiyor. Ancak bazı kısımları gerçekten sıkıcı.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Nasıl başlasam bilemiyorum. Yazarın bu kitabını diğerlerinden ayıran yönü sanırım ders verici yerlerinin bulunmasıydı, yani ben öyle düşünüyorum. Yazarın eskilere dönmesi kısmı çok hoş düşünülmüş, okuyanlar anlayacaktır zaten. Puan kırmamın sebebi ilk başlarda tam kavrayamamam ama ortalara gelince sorun tamamıyla kalktı. Keyifli okumalar.
352 syf.
·Beğendi·10/10
Wulf Dorn gördüğüm en iyi psikoloji yazarlarından biri olduğu için Fobi kitabını kaçırmadan elde ettim. Elde ettiğim için de asla pişman olmadığım bir kitap. Sıkmadan, akıcı bir şekilde devam etmesi kitabın içinde olayı kendim yaşıyormuşum gibi hissettirdi. Psikoloji romanları okumayı seven herkese de tavsiye ederim.
352 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Muhteşem bir kitap okudum, bu zamana kadar hep görüp de neden almayı ertelemişim diye kendime kızdım... meraktan kendimi yedim resmen ne olacak neden böyle oldu diyerek çevirdim sayfaları...içimden küfürler etsem de sonunda üzülmedim desem yalan olur... psikolojik gerilim severlere tavsiye ederim... Fobi
Ama insanın büyük şeyler başarabilmesi için küçük işlerden başlaması gerektiği hep söylenmez miydi?
Wulf Dorn
Sayfa 18 - Pegasus Yayınları
Yaşanan her gün bir armağandır ancak bunu fark edebilenler sayılıdır. Fark edemedikleri için mutluluklarını ayaklarının altına alıp çiğnerler.
Wulf Dorn
Sayfa 272 - Pegasus Yayınları
Kader, kaprisli bir demiryolu makasçısı gibi. İnsanları bir araya getirip sonra ayırıyor. Canı isterse onları yeniden karşılaştırıyor.
Wulf Dorn
Sayfa 21 - Pegasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fobi
Baskı tarihi:
Mart 2016
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053438168
Orijinal adı:
Phobia
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Kapıları kilitle!
Korku soğuk hava gibi
İçeri sızmak istiyor…

Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah’nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış gibi yapmaktan başka çaresi yoktur, çünkü altı yaşındaki oğlu Harvey yukarıda uyumaktadır. Kendisi ve oğlu kestiremediği bir tehlikenin ortasındadır. Kocası kayıptır. Sarah’nın kâbusu ve mücadelesi işte o gece başlayacaktır…

“Ürkütücü! Dorn okuduktan sonra insan ışığın değerini daha iyi anlıyor.” Bunte

“Dorn okuyucuyu büyülüyor ve korku dolu bu hikâyeyi gerçekte yaşıyormuş gibi hissettirmeyi ustaca başarıyor. Dâhiyane.”
Paul Cleave

“Wulf Dorn bu işi iyi biliyor. Abartılı bir dil kullanmıyor ve ucuz numaralara kalkışmıyor.” Süddeutsche Zeitung

“Çok zekice yazılmış, bir nefeste okunan bir roman.” Andreas Eschbach

“Almanya’nın en iyi psikolojik gerilim romancılarından biri.” Brigitte

“Wulf Dorn’un yazım sanatı hayatımızdaki deliliğin labirentlerinde gezinerek okuyucularına ipuçları bırakıyor ve gerilim türünü adeta
baştan yaratıyor.” La Stampa

“Heyecandan ve meraktan sizi uykusuz bırakacak nefes kesici bir gerilim.” Ruhr Nachrichten

Kitabı okuyanlar 896 okur

  • Yade
  • Merve koyunbakan
  • Gülüzar BOYACI
  • Seher Takavit
  • Nisanur Başaran
  • Jack Bohem
  • Nihan Sıdal
  • Hırsız yavuz
  • Nefes Nesir
  • Nehir Bozbey

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.3
14-17 Yaş
%21.8
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%19.4
35-44 Yaş
%22.6
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.4
Erkek
%11.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (114)
9
%22.2 (84)
8
%19.3 (73)
7
%14.3 (54)
6
%6.9 (26)
5
%3.4 (13)
4
%2.1 (8)
3
%0.3 (1)
2
%0.5 (2)
1
%0.8 (3)

Kitabın sıralamaları