Hayırlı Günler
Bu Abdullah İmamoğlu'nun okuduğum ikinci kitabı. Ve şunu söylemeliyim ki gerçekten dili çok güzel. Kitaplarını okumak çok keyifli. Çünkü akıcı, yormuyor, ne anlatmak istiyorsa doğrudan ve net cümlelerle ortaya koyuyor, çok fazla tekrara düşmüyor, yeterli ve isabetli örnek veriyor. Ayrıca benim en çok önemsediğim şeylerden biri de bir alıntı yapıyorsa mutlaka delilini veriyor. Allah ilmini ve amelini artırsın.
Gelelim kitaba; günümüzde neredeyse her Müslüman farkında olduğu gibi İslam ümmeti olarak bir an önce bir araya gelmemiz, İslam'ı hayata hakim kılmamız gerekmektedir çünkü içinde bulunduğumuz toplum batıl fikirlerle ve ideolojilerle yoğrulmaktadır. Ve çoğu Müslüman bu dertle dertlenip bireysel ve cemaatle birlikte çalışma yapmaktadır. Kimisi yardım vakıflarıyla, kimisi tasavvufçularla, kimisi demokratik partileri destekleyerek. İşte kitap tam bu noktaya değiniyor ve İslam'ı hakim kılmanın, Hilafeti başlatmanın yolunun ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini anlatıyor. Neden yardım vakıflarıyla bu işin olmayacağını anlatıyor.
Nebevi davet metodundan, nusret talebinden, İslam Devleti'ni kurarken cihadın yerinin olmadığından bahsediyor. Devlet kurulana kadar cihadın yerini olmadığını dolayısıyla davet sürecinin silahlı olmayacağını delilleriyle anlatıyor. Ve bu yolda yani İslam'ı hakim kılma yolunda yanlış metotlardan bahsediyor. Örneğin; "önce kişileri düzeltirsek sonra toplum düzelir, herkes evinin önünü süpürürse mahalle temiz olur, yavaş yavaş tedricen hakim kılacağız, Hz. Yusuf (as) gibi -haşa- demokratik sistem içinde İslam hükümlerini getirebiliriz" gibi yanlış düşünceleri de delilleriyle çürütüyor.
Kısaca bugün İslam Ümmetinin yaşaması gereken değişimin nasıl olacağını anlatıyor. Bu kitap aynı zamanda Köklü Değişim'in de amacının ve metodunun