Bir tarafta ki diğer tarafta ki neyse fark etmez . Annem öyle güzel oyunlar uyduruyor ki ... Bir tanecik elma yesem bir tane değil bin tane oluyor gibiydi. Farklılıklardan çok sıkılmıştım. Ama olmak zorundaydı. Bu dünya nasıl bir dünya bilemiyordum.
İlke .
Bazen yürürken gördüğüm insanların yüzyıl sonra bu sokaklarda olmayacaklarını düşününce her şeyin ne kadar geçici olduğunu anlıyorum. Binaları, asırlara meydan okuyan ağaçları ve hatta şu gemileri kıskanasım geliyor. Çünkü dünyada bizden fazla barınacaklar. Düşündükçe gülüyorum ama en çok biz insanlara merhamet duyuyorum böyle anlarda. Nasıl da zayıfız. Hem varız hem yokuz. Hem ölüyüz hem diri. Hem hayaliz hem hakikat. Hem ruh hem beden. Hem keder hem mutluluk.