Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanların konuşmalarını dinliyorum, dinliyorum, sonra bir zaman geliyor, insanların duygularını işitebiliyorum.Hep sürüp gidiyor bu.Dinliyorum, hissediyorum.Kanat çırpıyorlar durmadan.Tavan arasında kalmış bir kuş gibi.Kurtulayım derken bir tozlu pencerenin camında kanadını parçalayacak.
Sonunda mal sahipleri artık kendi çiftliklerinde çalışmaz oldular.Kâğıt üstünde çiftçilik yapiyorlardı.Toprağı unuttular.Yalnızca oranın sahibi olduklarını hatırlıyorlardı.Onunla para kazanıp kaybettiklerini biliyorlardı.... Birçoğu ömürlerinde bile görmüyorlardı sahip oldukları toprağı.
Arkalarında bıraktıkları dehşetten kaçan insanların başına garip garip şeyler gelir.Kimi çok acı ve zalim...ama kimi de öyle güzel ki, inançlar tekrar tutuşur, sonsuza dek dayanır.
Kimyasal yapısından çok daha zengin bir varlık olan insan, yerkabuğu üzerinde gezinir, sabanının ucu taşa çarpmasın diye onu çevirir,önündeki engeli aşırtmak için sabanın saplarını aşağıya bastırır, toprağın üzerine diz çöküp öğle yemeğini yerdi.Kimyasal elemanlardan daha fazla bir varlık olan insan, toprağın da analiz sonuçlarından farklı olduğunu bilirdi.Ama makine adam,o ölü traktörü süren adam, tanımadığı sevmediği bir toprağın üzerinde çalışır, onun yalnızca kimyasal yapısını anlardi.Ve tiksinir, nefret ederdi.Hem o topraktan, hem de kendinden.Oluklu saç kapılar kapandığında o adam evine giderdi.Evi bu toprak değildi onun.