" - Olsun, onu öldüreceğim
- Ne diyorsun evladım sen?
- Evet öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken tabancayı alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek. "
" Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçası ile kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken bir şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana cesaretini bile yok eden şeydi. "