Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanı gayb'a vardıran şey kayıplarıydı. Sonsuz gibi görülen beşerîyete sığamamasıydı. Öz'ün özlemekte olduğunu bilmesi lakin 'nasılsın' ları yitirmesindeydi. Varmaya çalışılan yol nereyedir, yol nerelerden geçerse yoldur deselerdi: 'ay'b, kay'b derdim.İnsan a(k)yb edendir.
Haftalardır tanımlayamadığım o iç boşluğunun ne olduğunu; Üsküdar'a istikamet eden M5 metrosunda, Bağlarbaşı durağında idrak ettim: Türkümü kaybettim..
Bir kış telaşında, kapının önüne yığmışlardı kömür torbalarını. Kimse yoktu evde, yağmur bastırınca annemin kömür torbalarını sırtlanıp eve taşıdığını anımsıyorum. Sonra çok hastalandı. Yıkılmaz sandığım bir dağın bir anda çökmesi gibiydi. Çok sonradan iyileşti. Çocuktum, anlamıyordum. Annem meğer dört çocuğu üşümesin diye karnındaki evladından olmuş. Bir kardeş kaybetmişim. Eskiden hayat da sobalar da lanet bir şeydi.
Soba lanet bir şeydir. Her gece, acaba bu gece zehirlenip ölecek miyim korkusuyla yattığım gecelerin sayısını bilmiyorum. .... Bakmayın zamanenin soba nostaljisi ile sobayı övdüğüne.