"Ey Galip, bu ıstırap ve çile kitabının (bitiriliş) tarihi “Hitâmuhu’l-misk”
**********************
“Hitâmuhu’l-misk” ibaresi Kur’an-ı Kerim’in Mutaffifîn suresinin 26. ayetinde geçmektedir. “Sonu misk gibi oldu.” anlamına gelen bu ibaredeki harflerin ebcet hesabı ile toplamı, Hüsn ü Aşk’ın bitiriliş tarihini vermektedir. Şeyh Galib bu ibare ile, kitabının güzel bir şekilde tamamlandığını anlatmakta; aynı zamanda Hüsn ü Aşk’ın bitirilişine tarih düşürmektedir. Bu tarih miladi 1783 senesine tekabül eden hicrî 1197 yılıdır.**"
Muazzam bir sessizlik. Eser bana hiç yabancı gelmedi hissiyat olarak.. Malumunuz değildir , Sanat Tarihçisiyim (mesleki yetkinliklerim tartışılır).
Bu saikle zaman, mekâna ve özellikle eşyaya bakışıma güzel bir yerden eşlik etti kelimeler. Bize basit gelen her şey geçmişte bir ize dönüşecek nitekim. Şimdiki bulgular da geçmişten bugüne bir iz.. Kazı alanında topraktan çıkardığım bir gülle, bir mezar kazısında dokundugum kemik parçaları, eşya..
Her şey kendi zamanında sıradan ama değil. Eserdeki fısıltılı tasfirleri sevdim. Mânâyı bir mekân betiminde görmeyi sevdim. Hızı arttıran eserlerin yanında yavaş bir akıntı ile ilerleme hissini de keza..Kelâmınıza sağlık hocam.
Çok içre her bölüm. Üslup açısından değil belki ama insanı, doğayı, toprağı ele alınış biçimi; mitolojik his ama daha çok büyülü gerçekçilik anlatısı, zihnimde Yaşar Kemal'in destansı imgesini oluşturuyor. Coğrafyalar ve onlara has doku,koku,his..Muazzez'de, Yılkı Atlarinda, Hele Suzan Abla, Ah, Hüsrandağ ve aklımda yer edinen birçok tasvir. Buram buram Anadolu'nun hikâyesi bu. Toplumun bence tam kalbinde olan hislerin anlatıları.Buram buram Anadolu kokuyor.
Misak'ın AynalarıM. Fatih Kutlubay · Ketebe Yayınları · 2019167 okunma
Dijitallşme her alanda bir etki yaratır. 'Aslını Yıkmak' bu etkinin edebiyat alanına sirayetine, sanat üzerindeki varlığına değinen müthiş bir eleştiri noktası. Keyifliydi.
Aslını YıkmakAhmet Melih Karauğuz · İnsan Yayınları · 20214 okunma
İbrahim'in Kaybettiğini Bulmasıdır, varoluşsal sancılarımızın modern masal ile sentezi gibi bir eserdi, aktı gitti.
Şahsi olarak, iç hesaplaşmaların olduğu eserleri özümsüyorum. Kitap tam olarak bunu veriyor okura, bir yerden sonra şöyle bir soruyla karşı karşıya buluyoruz kendimizi; 'İbrahim esasen biz değil miyiz?'
Muazzam bir olay örgüsü de hâkim, eser İbrahim'in duvara çarpmasıyla başlıyor ve ölüm noktasında bir arayış, bir yüzleşme sunuyor okura.
Güray Bey'in şiirsel dilini ve bunu temasıyla hemhal ediyor oluşunu seviyorum.
Okunması mı, keyifle tavsiye ediyorum.