Ezilenlerin Pedagojisi

8,0/10  (13 Oy) · 
45 okunma  · 
20 beğeni  · 
1.349 gösterim
Paulo Freire hayatını ezilenlerin eğitimine, özellikle de okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin eğitimine adamış bir eğitimci. Ezilenlerin Pedagojisi'nde ise sadece belli eğitim merkezlerinde uygulanacak alternatif bir pedagoji değil, amaçları kadar kullandığı araçlar da özgürlükçü olan bir özgürleşme siyaseti öneriyor. Ona göre, siyaset, kelimenin en geniş anlamıyla bir eğitim süreci çünkü. Freire öncelikle "bankacı eğitim modeli"ni reddeder. Bu modelde öğrenciler (ya da ezilenler), üzerlerine bilgi yatırımı yapılan pasif varlıklar, boş kaplardır. Bilgi onlara ihsan edilir, aktif bir araştırma sürecinin ürünü değildir. Onlar nesne, öğretmenler (ya da siyasal liderler) öznedir. Bu modelde dünya kapalı, durağan bir düzen, verili, tamamlanmış bir gerçeklik olarak sunulur. Diyalog değil, tek yanlı bir dayatma söz konusudur. Bu, ezilenleri kaderciliğe iten, özgürlükten korkmalarına yol açan ve bu yüzden de üzerlerindeki tahakkümü pekiştiren bir modeldir.

Freire buna karşı, ezilenlere dayatılmayan, onlarla diyalog içinde oluşturulan bir pedagoji (=siyaset), "problem tanımlayıcı eğitim" dediği bir model önerir. Ona göre kendini ne kadar devrimci sanırsa sansın, ezilenlere "nesne" muamelesi yapmayı sürdürerek otoriter ilişkileri yeniden üreten hiçbir pratik özgürleştirici olamaz. Özgürleşme, ezilenlere armağan edilecek bir şey değildir; onların özgürleşme mücadelesine özne olarak katılımlarının ürünüdür. Freire'in önerdiği model, insanların dünyayla ilişkilerindeki problemleri tanımlamalarını, dünyayı insanın kendini yaratma görevinde kullandığı bir malzeme olarak görmelerini sağlar. İnsanları "olma" sürecindeki, bitmemiş, yetkinleşmemiş ve dolayısıyla da yaratıcı varlıklar olarak görür. Bu yüzden de eğitimin içeriği ezilenlerle diyalog kurularak, onların "konusal evren"i dikkate alınarak belirlenmelidir. Diyaloğun ön şartı ise insanlara inanmaktır, sevmeyi becerebilmektir.

"Freire'in yazdıkları ve yaptıkları Türkiye'de alıştığımız, alıştırıldığımız yol gösterici düşünce ve uygulamaların tam zıddı. Özgürlük bir şeyler yapılarak varılacak bir yer değil, yapıların özünde olan bir şey. Bu kitabın benimki kadar başkalarının da dünya görüşünü temelden etkileyeceğini düşünüyorum."
-Gündüz Vassaf- Cumhuriyet Kitap
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    1991
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789755390901
  • Orijinal Adı:
    Pedagogia do Oprimido
  • Çeviri:
    Dilek Hattatoğlu & Erol Özbek
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
kitap günlügü 
24 Nis 20:45 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Freire, ezilenlerin egitimine, onların bilinçlenmesine kendini adamış bir yazar. Kitabında da bize farklı bir bakış açısı sunmuş.Dünyaya daha farklı bakmamızı saglayacak sosyolojik bir kitap.Ayrıca egitim sistemini bankacı egitim modeli olarak ele almış, olmasi gerekenin ögrencinin eleştirel düşünebildigi bir sistem olan problem tanımlayici egitimi açıklamış.Ayrica 'bu model ezilenlerin de kurtuluşu olacaktır' ı savunan Freire gerçek özgürlügün kendini bulmak olduğunu ve özgürlük için savasmamiz gerektiğini de belirtmiş. Bugüne kadar okudugum sosyolojik kitaplardan beni en cok etkileyen ve dünyaya bakışımı bir hayli değiştiren bir kitap oldu kendisi..

Bahar Erdal 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Kitabın yazarı Freire enteresan bir adam; hem bir din adamı hem de bunun yanında gerçek bir komünist. Ezilenlerin Pedagojisinde ezilmişliğin nasıl dönüştürülebileceğinden, nasıl davranılması gerektiğinden bahseder ve özgür bir eğitim pratiğinin önemini vurgular. Ezilen sadece ezene nefret duyup bulunduğu konumu değiştirmek için mücadele eder. Ve başarırsa kendisinin de ezilenden ezen statüsüne geçtiğini ancak bunun topluma hiçbir faydasının olmadığını ifade eder. Esas amacın toplumda ezilen ve ezen hiyerarşisinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiği üzerine sosyolojik bir kitap.

Şervan Berşan 
21 Kas 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Aslında okulsuz toplum yapıtından çok farklı olmayan bir içeriğe, mesaja sahip bir yapıt bu da. sonuç olarak edindiğim: mevcut düzende bütün dünyayı yönlendirebilen parasal bir güce sahip olan devletlerin, ailelerin sadece ekonomiye müdahale etmedikleri, insanları itaatkar bir konuma getirmek için eğitim, öğretim ve müfredatla insanları sessiz bir kültürün içine çekmektedirler. bütün bunları ezen--ezilen kavramları üzerinden aktaran yazar, mevcut eğitimi <<bankacı eğitim<< olarak nitelendirir. bankacı eğitim, öğrencilere yardım edilecek nesneler olarak bakar. yaratıcılığı engeller, insanları dünyadan koparmak suretiyle bilincin amaçlılığını evcilleştirir.

Mêrxwas 
30 May 05:50 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitabın haklı yanları olmakla birlikte bana daha çok ütopik gibi geldi. Eğitim dediğimiz şey zaten bir süreç. İnsan hayatında eğitimin başladığı yer ailedir. Öncelikli olarak bir insanın öz güveninin olabilmesi için öz saygıyı iyi öğrenmiş olması lazım. Kitabın eğiten kesimi dayatmacı olarak tanımlaması doğru bir şey değil. Benim açımdan kitapta önemli olan diyalog kavramı. Öğretmen öğrenci ilişkisini özne-nesne olarak görmesi de öğrenciyi pasifiz etmesi anlamına gelmektedir. Yazarın bu tutumu yanlıştır. Eğitim bir ihtiyaç, bir zorunluluktur. Eğitimi daha çekici hale getirmenin yollarından biri de öğretmen öğrenci ilişkisinin çift taraflı olmasıdır. Bu yüzden diyalogda önemli bir yere sahiptir. Kitaptan çıkarılabilecek güzel sonuçlardan biriyse öğrencinin kendini ifade edebilmesi için öğretici kişinin onunla diyalog içinde olması gerektiğidir. Eğitim sürecinde eksiklikler zamanla tecrübe edinerek giderilebilir. Yazarın önemle diyaloğa değinmesi kitabın en önemli konusudur.

Erhan Öztürk 
22 Eyl 12:38 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Eğitim felsefesi ve öğrenme sorunları ile ilgilenen bu yazarın, bu kitabını okumak istedim. Ezilenlerin pedagojisi en gerekçesi. Ezenlerle ezilenler arasındaki çelişki ve bu çelişkinin nasıl aşılacağı...

Kitaptan 22 Alıntı

''Dünya,aç oldukları için uyuyamayanlarla,
Açlardan korktukları için uyuyamayanlar arasında bölünmüş durumdadır.''

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo FreireEzilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire
Şervan Berşan 
 21 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

- Diyelim ki yeryüzündeki bütün insanlar ölmüş olsun, fakat yeryüzü, ağaçlar, kuşlar, hayvanlar, nehirler, denizler, yıldızlar... vs. kalsın. Bunlarla bir dünya olmaz mıydı?
- Yoo hayır olmazdı.
-Neden
- ''Bu bir dünyadır.'' diyecek kimse olmazdı ki...

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo FreireEzilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire

Şiddet; ezen, sömüren, ötekileri kişi saymayanlarca başlatılır; ezilen, sömürülen, kişi sayılmayanlarca değil. Antipatiyi başlatanlar, sevilmeyenler değildir, sadece kendilerini sevdikleri için aslında sevmeyi beceremeyenlerdir. Terörü başlatan; çaresizler, teröre maruz kalanlar değil, iktidar sayesinde "hayatın reddedilmişleri"ni ortaya çıkaran somut durumu yaratan tedhişçilerdir. Despotizmi başlatan, zulmedilenler değildir, zalimlerdir. Nefreti başlatan horlananlar değil, horlayanlardır. İnsanı olumsuzlayan, kendilerine insan olma hakkı tanınmayanlar değil, onlardan insanlığı esirgeyenlerdir (bunlar böylece kendi insanlıklarını da olumsuzlaşmış olurlar). Güçlünün egemenliği altında zayıf düşürülmüş olanlar değil, onları güçsüz kılmış güçlülerdir zor kullanan.

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 40 - Ayrıntı)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 40 - Ayrıntı)
siyajin 
 03 Eyl 23:56 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

­Hay­vanlar dünyayı değerlendiremezler; dünyanın içine gömülüdürler. On­ların aksine insanlar, dünyanın içinden doğrularak yüzeye çıkar, dünyayı nesnelleştirir, böylelikle onu anlayabilir emek ve çabalarıyla dönüştürebilirler.

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 96)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 96)

Pierre Furter
Evren bana, kendini sadece uyum sağlayabileceğim kütlesel mevcudiyetini dayatan bir alan değil, ben onun üzerinde eylemde bulundukça şekil alan bir menzil, bir bilgi alanı olarak görünür.

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 83 - Ayrıntı)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 83 - Ayrıntı)
siyajin 
 04 Eyl 00:12 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ezme sürecinde elitler ezilenlerin "yaşayan ölüm "etiyle beslenirler ve ezilenler arasındaki dikey ilişkide gerçek kişiliklerini bulurlar. Devrimci süreçte ise, oluş halindeki önderlerin kişiliklerini bulması­nın tek yolu vardır: Ezilenler aracılığıyla ve ezilenlerle birlikte yeni­den doğmak üzere "ölmek". Ezme sürecinde birisinin diğerini ezdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz;

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 103 - eski kitaplarim)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 103 - eski kitaplarim)

Özgürlük fethedilir, armağan olarak alınmaz. Özgürlüğün izini, sürekli ve sorumlulukla sürmek gerekir. Özgürlük insanın dışında bir ideal değildir; mit haline gelen bir fikir de değildir. İnsanın yetkinleşme arayışının olmazsa olmaz bir koşuludur.

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 30 - Ayrıntı)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 30 - Ayrıntı)
kitap günlügü 
23 Nis 21:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Her gün dünyaya açık ol, düşünmeye hazır ol; söyleneni sadece söylendigi için kabul etmeye hazır olma, okudugunu yeniden okumaya egimli ol.Her gün sorgula, sor ve kuşku duy.

Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 197)Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire (Sayfa 197)
3 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap
Milli Eğitim Bakanlığı'nın Öğretmen Adaylarına Önerdiği 32 Kitap MEB'in bu sene ilk defa uyguladığı aday öğretmen yetiştirme süreci kapsamında aday öğretmenlerin okuyacağı kitaplar ve aday öğretmenlerin izleyeceği filmler belli oldu. Stajyer öğretmenler 24 haftalık stajyerlik sürecinde bu kitapları okuyacak, filmleri izleyecek ve bir değerlendirme formu hazırlayacak.