sahineydihakikat!

sahineydihakikat!
@_zeynebcee_
Yazgını sev...
Puan vermedi·256 syf.·
2020 34. kitabı
Musa ibranilere, onların en ağır suçlarından birini açıklarken şöyle söylüyordu: "Çünkü sizler, Tanrı'nıza kalbinizin tüm isteği ve sevinci ile hizmet etmediniz. Oysa her istediğinizden fazlasıyla vardı elinizin altında." Kitabın ana teması aslında bu sözlerde saklı. Evet ibraniler sahip olmuşlardı her istediklerine hem de fazlasıyla ama onlar gerçek anlamda olmamışlardı. Erich Fromm, okuyucusunu şu gerçeklerle yüzleştiriyor, "Eğer insan yalnızca sahip olduğu şeylerden ibaretse onları yitirdiğinde kendini de yitirecek kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar. "Olmak" kavramında ise sahip olan şeyleri kaybedeceğinden doğan bir endişe ve korku yoktur. Olduğum gibi isem ve kişiliğim olmak tarafından belirleniyorsa kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de olmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri kendi içimde bulurum. Kitap üç bölümden oluşup ilk bölümde yazar sahip olmak ve olmak arasındaki farkı açık bir şekilde ortaya koymaktadır. İkinci bölümde bu iki varoluş biçimi arasındaki temel farklılıkları çözümlenmesi yapılmakta ve farklı boyutlarıyla ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise yeni insan ve yeni toplum başlığı altında insanın değişebilmesi için gerekli koşullar ve yeni bir insan taslağı önerilmektedir. Bizim varlığımızın sebebinin kendi içimizde var olan Öz'den mi kaynaklandığını yoksa hayatımızda edindiğimiz maddi şeylerle mi bağlantılı olduğunu açık bir şekilde ortaya koyan ve çözüm yolları öneren güzel bir kaynaktır. İyi okumalar
1000Kitap
Sahip Olmak ya da OlmakErich Fromm · Say Yayınları · 20154,775 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·410 syf.·
2020 33. kitabı
Bütün ilimlerin odak noktası insanın hayatını anlamlandırma, insanı anlamaktır. İşte bu kitabın da ana konusu; kişilik kavramını anlamak, kişiliğin içinde barındırdıklarını, oluşumunu keşfetmek insanların birlikte yaşamakta zorluk çektiği uyum problemlerine makul bir çıkış bulmaktır. Dolayısıyla başta kendinizi olmak üzere insanı anlamak davranışlarını anlamlandırmak istiyorsanız bu kitap tam da size göre. Yazar başta kişilik, karakter, huy, mizaç kavramlarının ayırt edici özelliklerini açıklayıp daha sonra kişilikler karşısında elimizden gelenlerin neler olduğunu ve bu kişilik bozuklukları olan tiplerle baş etme yollarını detaylı bir şekilde açıklamaktadır. Kitabın güzel bir yol gösterici olduğunu düşünüyorum. Örneğin öfke kontrolü yapamayan kimselerde yazar şu tavsiyede bulunmaktadır, Öfkelendiğinizi hissettiğinizde kendinize şu iki soruyu sorun: "Bu yaşadığım son gün olsaydı, felaket olarak gördüğüm böyle bir şey ne derece önemli olurdu?" "Daha önce yaşamış olduğum büyük hayal kırıklıkları ile karşılaştırırsam, bunu kaçıncı sıraya koyabilirim?" Ayrıca öfkelenince zihnimiz bu durumu bize meşrulaştırmaya çalışacaktır oysa biz şöyle düşünmeliyiz: Dünyada yalnızca siyah ve beyaz iki renk yok, hiçbirimiz tamamen masum değiliz ve dahası birisi sizinle aynı görüşü paylaşmıyorsa bu onun kötü olduğunu göstermez. Dolayısı ile öfke anında bahane bulmak için aklı kullanılmamamız tavsiye edilmektedir. Yazar, öfkelenen kişiye tavsiyelerde bulunduğu gibi bir de öfkelenen kişi ile muhatap olan kimselere de tavsiyede bulunmaktadır ve şöyle demekte: Bakmayın siz öyle dağları devirecek gibi gürleyip duran, yaklaşanı aleviyle yakan bu insanın yetişkin görünümüne. O aslında küçük bir çocuktur. Onu okul önlüğüyle, bebek kıyafetleriyle altı bezlenmiş olarak düşünüp içten içe
1000Kitap
GeçimsizlerErol Göka · Kapı Yayınları · 2019171 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2020 31. kitabı
Elinize aldığınız gibi bitirmek isteyeceğiniz kendisini size okutturan güzel bir kitap. Kitapta öncelikle günümüzün en popüler hastalığı olan stresin kaynağı, sonuçları ve başa çıkma yolları ele alınmaktadır. İkinci bölümünde ise din ve stres arasındaki ilişki işlenmektedir. Okuyunca kendinizi bir psikiyatri kliniğinden çıkmış gibi hissedebilirsiniz. Açıkçası benim için bir motivasyon kaynağı oldu dolayısıyla kendimi hafiflemiş inancımızın gereği olan ümide bir nebze daha yaklaşmış olduğumu hissettim. Bu anlamda size bir şeyler katacak bir kitap okunmasını tavsiye ediyorum.
1000Kitap
Stres Ve DinBehlül Tokur · Çamlıca Yayınları · 201753 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2020 18. kitabı
Doğu-Batı ayrımından bu ayrım hiç yapılmamış gibi davranarak kurtulamayız, diyordu Edward Said. Ayrımlar yokmuş, hiç olmamış gibi davranmak onları daha kalıcı, daha keskin kılar. Ayrımlar yapılmış ve izlerini bırakmıştır. Dünya eşit olmayan parçalara ayrıldığı sürece de izler varlığını sürdürür. Said’in bize önerdiği, ayrımlar hiç olmamış gibi davranmak ya da ayrımın bir tarafına yerleşip mutlak, değişmez, apayrı bir kimliği savunmak değil, ayrımların bir hükümranlığa eşlik ettiği için bu kadar etkili olduğunu göstermekti. Ayrımın ardındaki görünmeyen tarihi, görünmeyen siyaseti, görünmeyen çıkarı açığa çıkarmaktı.
1000Kitap
Sessizin PayıNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 2015435 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2020 15. kitabı
Tereddüt ve Tefekkür’de Jean Calvin’den itibaren Batı aklının ve sanatının ‘kuru akla’ dönüşümünü izliyor. Dünyanın kafayı ilerlemekle bozduğu bu çağda, ahlâk ve sanat eseri arasındaki ilişkiye, döneminde öne çıkan sanatçı ve aydınlar özelinde bir bakış geliştiriyor. Necip Fazıl’dan Nuri Pakdil’e, Baudelaire’den Amin Maalouf’a, seçtiği sanatçı ve düşünürlerin eserlerinde Batı ve Doğu aklına dair ahlâkî izler arıyor. Doğunun bilgeliği ıskalanırken, neyi yanlış yaptığımız üzerine okurunu düşünmeye davet ediyor. Neden tereddütten tefekkür doğmuyor? Doğru düşünmenin yollarını edebiyatın imkânlarında arayan bir kitap...
1000Kitap
Tereddüt ve Tefekkür Edebiyat Dünyasında Din ve Ahlak AlgısıHilmi Uçan · İz Yayıncılık · 201517 okunma