"Düşünebilsen, her hayvanda bulunan cinsel dürtü ile insana özgü bir olgu olan aşkı birbirine karıştırmazdın. İnsan geliştikçe yani insanlaştıkça, bu kör dürtüyü ehlileştirmiş, inceltemiş, güzelleştirmiş, yüceltmiştir. Aşk bu çok uzun gelişimin son aşamasıdır; ilkellikten kurtulmak, bencillikten arınmak, kendine tapmaktan kurtulmak demektir. Bir insanın yalnız güzelliklerini değil, çirkinliklerini, kusurlarını, yanlışlarını da sevmek demektir. Ama kendinden başkasını sevmeyen, bedenini kutsayan kafası yerine bilmem nesiyle düşünen birinin aşkı anlamasını, övmesini beklemenin bir kurbağadan arya söylemesini istemek kadar gülünç olduğunu bilirim. "
"Bir toplantıda tanıştık. Şık, ciddi antik bir heykel kadar da güzel genç bir kızdı. Bir antik heykel kadar da ruhsuz olduğunu anladığım zaman artık iş işten geçmişti."