Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi.
Vaziyetimiz vaziyet değil, yerimiz yurdumuz yer yurt değil, hiçbir şeyimiz bir şey değildi. Bu hiçliğin ve hikâyenin içindeki tek gerçek olmaya çalışıyorduk.
İhtiyar coşkusuz ölür, genç eğer ölürse coşkuyla ölür. İtiraf edeyim, gençken ölmeyi çok isterdim. Coşkuyla ölmek isterdim. Kendi gözümde kendim ancak böyle tam ve gerçek olabilirdim.