Evlenmeyi yalnız şehvet cihetinden mütaala etmeye alışmış basit ve sığ idrakliler, Peygamberimiz’in evliliklerinin hakikatini kavramaktan acizdirler. Zihinlerini ve kalplerini nefsani temayüllerle durduranların verecekleri haksız ve ahmakça hükümler, kendi karanlık dünyalarının aksinden ibarettir. Zira, Hazreti Peygamber’in evlilik hayatının gençlik ve zindelik dönemine rastlayan ilk 24 senesi, yalnız Hazreti Hatice Validemiz ile geçmiştir. Ondan sonraki evlenmeleri ise tamamen bir takım İslami, siyasi ve içtimai gayelere mebni idi. Bunların çoğu, kendisinden yaşlı ve dul hanımlardı. İçlerinde bakire ve genç olarak evlendiği yalnız Hazreti Aişe idi. Bunun sebebi de, hanımlara ait fıkhi meselelerin sabit ve zahir olmasını temin etmekti. Gerçekten de o, zekası ve firasetiyle kadınlara ait şer’i meseleleri mükemmel bir surette kavramış ve Hazreti Peygamber’in vefatından sonra uzun yıllar muammer olarak Müslüman kadınları bu bilgilerle irşad etmiş ,şer’i ahkamın bir kısmının sağlam temellerinden birini teşkil etmiştir. Sahabe arasında temâyüz etmiş yedi fakihten biri olduğu için kadınlar arasında fıkıh ilmi daha çok onunla yaygınlaşmıştır.