..."Ya benim Antonio'm, ben öylelerini bilirim ki,
Hiçbir şey söylemedikleri için adları akıllıya çıkmıştır;
Eminim, ağızlarını bir açsalar,
Onların budalalıklarını lanetlememek için
Herkes kulaklarını tıkardı."...
Bir kukla çocuğun hayatını nasıl değiştirebilir?
Mika, 2. Dünya savaşının ortasında kalan bunlerce masum çocuktan sadece birisiydi. Ona hala umut veren ailesi yanındaydı. Büyükbabası ve annesi. Ama bu umut kırıntısıda un ufak olmuştu. Büyükbabası vurularak ölmüştü. Ona sadece paltosu ve kilerdeki küçük kukla odası kalmıştı. O kuklalarla Mika ne yapabilirdi ki?
Hayat hiç bir zaman Mika için güzel geçmedi. Ah! Mika. Sen kahramansın. O küçük bedenin, kocaman ağırlık altında mucizeler yarattın.
Eva Weaver, tanımadığım bir yazardı. Ve yazarın kalemini aşırı çok sevdim. Akıcı bir dile sahip. Okumanızı çok istediğim bir kitap.
İyi okumalar dilerim.
Aşk güven midir sizce? Sevdiğin kişinin yanında huzurlu hissetmek... Bir sağanak yağmurun ortasında başlayan aşk, kül olup etrafa savruldu. Salim bir şizofreni hastasıydı. Hastalığını kabul etmiyor ilaçlarını içmiyordu. Bir yağmurlu havada Zümrüt ile tanıştı. Onun ilacı oydu artık. Ama o Zümrüt'ü zehirliyordu. Ve sonları acıyla bitti.
Kitap bana pek geçmedi. "Eh" tepkili bir kitap kendisi. Yazarın, Salim karekterin konuşurken konudan konuya atlaması beni yordu açıkçası. Konu bir hastanın hayatı olması güzeldi bence hemde şizofreni hastalıklı birisini. Yazarın kalemi sayesinde kolayca okunabilir. Önereceğim bir kitap olmasada bir şey kaybetmezsiniz.
İyi okumalar dilerim