Fiziksel engeline rağmen, bedensel haz ve daha önce hiç tatmadığı bir ustalık, kontrol duygusu yaşıyordu. Bedeniyle dost olmak, yaşamını fiziksel kaybının etrafında sürdürmekten kurtarıyordu. Fiziksel sınırlılıklarıyla yaşamın normal bir güçlüğüymüş gibi başa çıkıyor. Vietnam'daki anıları gibi bunlar da varlığına hükmetmiyor. Hepsi, yaşamının devam eden, değişen öyküsünün sıradan parçaları.
Şimdi boş vakitlerimin çoğunu kütüphanede okuyarak ve kitapları adeta bir sünger gibi içime çekerek geçiriyorum. Dostoyevski, Flaubert, Dickens, Hemingway ve Faulkner’dan; elime ne geçerse bol bol roman okuyor ve hiç bitmeyen bir açlığı doyurmaya çalışıyorum.