"Aşk neydi sence?" Birini severken gözünün kör olması mıydı? Karşılık beklemeden sevmek, seni görmeyen birini yıllarca aynı heyecanla beklemek miydi? Yoksa sevdiğin insanın sana bir kez gülümsemesiyle bütün kırgınlıklarını unutup yeniden ona doğru yürümek miydi? Bana İkimizi Anlat kitabını okurken kendime bu soruları defalarca sordum.
Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değildi. Sayfaları çevirdikçe sevmenin bazen ne kadar güzel, bazen de ne kadar ağır bir yük olabileceğini hissettim.
Rüzgâr'ın hikâyesi çocukluğunda başlıyor. Daha küçücük bir çocukken komşusu Yağmur'a âşık oluyor ve o sevgi yıllar geçse de hiç eksilmiyor. Yağmur ise onu hep en yakın arkadaşı olarak görüyor. Ne zaman canı yansa, ne zaman hayat onu yorsa, dönüp dolaşıp Rüzgâr'ın yanına geliyor. Rüzgâr ise her defasında biraz daha kırılıyor ama Yağmur'un küçücük bir gülümsemesiyle bütün yaralarını unutuyor. İnsan okurken bazen "Bu kadar sevilir mi?" diye düşünmeden edemiyor.
Kitap boyunca yağmur sadece gökyüzünden yağmıyor; sanki Rüzgâr'ın kalbine de yağıyor. Rüzgâr ise adı gibi esiyor ama içindeki fırtınaları kimseye göstermiyor. Yağmur'un kokusunu her rüzgârda arıyor, onun mutlu olması için kendi mutluluğunu ikinci plana atıyor. En çok da Rüzgâr'ın sessiz sevgisi etkiledi beni. Çünkü bazı insanlar sevgilerini söyleyerek değil, susarak yaşar.
Ama kitabın beni en derinden sarsan kısmı Rüzgâr'ın annesiyle ilgili olan bölümdü. Yağmur'a çok kırıldığı bir gün her şeyden kaçmak istiyor. Telefonunu kapatıyor, kimse ona ulaşamasın diye evi terk ediyor. O sırada annesi defalarca onu arıyor ama Rüzgâr hiçbirini göremiyor. Eve döndüğünde ise annesini cansız bir şekilde buluyor. O satırları okurken gerçekten boğazım düğümlendi. Çünkü Rüzgâr, yıllarca Yağmur'u severken
Merhaba kitap dostlarım bugün Duru Mavii'nin kalemine aldığı Kızıl Gece serisinin ilk kitabı ile geldim. Ben yazardan okumayı seviyorum. Her kitabı bir birinden farklı ve güzel oluyor. Arkadaşlarımla beraber başlarken ben birazcık geri kaldım sınavlarım var diye ve bizimler Biran Nuh'a o kadar bayıldılar ki sınavım bitince hemen başlamak istedim ve öyle güzel ilerledi ki elimden bırakamadım ve bir baktım ki seri 4 günde bitirmişim.
- Fantastik
- Çoklu Evren
- Yardım Vakfı
- Büyü & Büyücüler
- İki Düşman Lider
- Sürpriz Hamilelik
Kitabi anlatmak gerekirse Rozelin kendi halinde mütevazi denilecek bir hayat yaşar ve evden okula bir hayatı vardır ve bir gün babası kaza geçirir ve eve bakacak kimse olmadığı için Rozalin bir kaç işte çalışır ve bir gün kapılarına ev sahibi dayanır ve kiramı ödeyin der ve Rozalin kavga eder ve ödeyeceğiz der ve evden çıkar. Rozalin en yakın arkadaşının tavsiyesi ile gittiği yardım vakfın da herşey orada başlar. Bu vakıfta tek şart kan vermektir. Rozalin dekan verir ve aranan kan bulunur. Rozelin yıllardır farklı farklı gördüğü rüyalara asla anlam veremez. Bir gün kendini o gördüğü rüyanın içinde bulur. Rozalin artık bambaşka bir evrendedir ve aydınlık bölgenin lideri de Rozalini arıyordur. Roz ise buraya nasıl geldiğini anlamaz Kızıl bölge de bir kaç kişiye rastlar ve buradan evine nasıl gideceğini sorar ve gel biz seni götürelim der. Kızıl bölgenin Lideri Biran Nuh dur ve onu odaya götürün ve kitleyin der. Roz ise ben o adamın sevgilisi değilim ben ailemin yanına gitmek zorundayım der. Rozalin bu zamana kadar asla erkek arkadaşı olmamış tır ama hamiledir. Rozelin gözünü açtığında başka bir yerdedir ve anlam vermeye çalışır ama daha ne olduğunu anlamadan ise kendini bir kaosun, çekişmenin ortasında bulur.
Liderler arası çekişme ve taht
Görünene mi inanmalıyız, yoksa kimsenin konuşmaya cesaret edemediği o fısıltılara mı?
2 yaşındaki Henry Clark, bir sabah yatağında bulunamaz. Geriye kanlı bi battaniye bırakıp kaybolunca tüm işaretler anneyi gösterir. Üstelik komşuları da anne hakkında hiç iç açıcı şeyler söylemez. Baba Stephen iş seyahatindedir. Eşinin öfke sorunu olduğunu iddia edince Anne Colleen mecburen kendine avukat olarak Moxie ile onun yardımcısı, özel dedektif Charlie Parker' tutar. Bu uzun araştırmalar sonucu kaybolan ve öldürülen çocuklarla iletişim kurabilen Sabine, dedektife küçük çocuğun kalbi ile ilgili çok gizli ve özel şeyleri anlatacağını söyleyerek olayların yönünü belirler. Dedektif Parker'ın kendi çocuğunu da kaybetmesi anne Colleen ile aynı duyguları hissedip yardım etme düşüncesini ağırlık kazandırır. Bazı sorular cevapsız kalsa da korku ve gerilimi psikolojik derinlikle derinden hissetmemek elde değil.
Karanlık atmosferi, beklenmedik gelişmeler ve sürükleyici bi anlatımının olması kitabı elimden bırakmayışıma sebep oldu. Siz de sayfaları çevirirken heyecanlanmak, nefesinizin kesilmesini, karakterlerin psikolojik derinliklerine girmek istiyorsanız okuyun derim fa
Bu kitabı Ayşe Nur moderatörlüğünde The Kitap Yayınları ve @iremhattat a çok teşekkür ediyorum
Dinimizin doğuşuna tanık olan bir bülbülün ağzından okuyacaksınız Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayat hikayesini. Bazen kızacak, bazen sevineceksiniz ama genelde gözleriniz dolarak çevireceksiniz bu kitabın sayfalarını.
Burada İskender Pala'nın da hakkını vermek lazım. Bilinen bir hikayeye farklılık katmış yazar kendine has anlatımı ile ve ortaya çok güzel bir eser çıkarmış. Konuyla ilgili bilgi sahibi olsanız bile keyifle ve merakla okuyorsunuz bu kitabı. Ayrıca herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış. Kısacası, bu kitabı okumamak için bir bahaneniz yok. Hatta okumakla kalmayın, okutun da. :)
“Veronika Decides to Die” is written in fairly simple language. However, the author conveys human emotions exceptionally well. I think his own experience of staying in a psychiatric hospital played a significant role in that. Another positive aspect of the novel is how deeply he develops the stories of several characters, especially Eduard and Mari. Veronika’s suicide attempt ends up giving many people a renewed desire to live. Dr. Igor also plays a major role in the story.
Mustafa Necati Bursalı’nın anlatımıyla Hz. Yusuf ve Züleyha... Kitap tam olarak şu hakikati özetliyor: Bir bakmışsın Yusuf kuyuda zordadır, bir bakmışsın Yusuf Mısır'a sultandır.