Bir ışık doğdu içime: Yoldaşlara ihtiyaç duyuyorum, canlı yol- daşlara istediğim yere kendimle taşıyacağım, ölü yoldaşlara ve cesetlere değil. Bilakis beni takip edecek canlı yoldaşlar gerek bana,
Sayfa 67·Kitabı okuyor
"Allah'a giden yollar insanların ruhları kadar çoktur" (Et-turuku ila'llahi ke-nüfusi benî Adem). Görüldüğü gibi, "yollar" çoktur; çember üzerindeki hareket noktaları açısından birbirine ne denli yakın düşünülürse, kendi aralarında o denli birbirinden farklıdır, ama amaç birdir; çünkü sadece bir tek merkez ve bir tek hakîkat vardır. Gerektiğinde başlangıçtaki bu farklar, bizzat "benlik/şahsiyet"le (individualité) (ene'den türemiş olan el-inniyye) birlikte ortadan silinip kaybolmaktadır, yani varlığın yüksek hâllerine ulaşınca veya kulun oldukça sınırlı olan sıfatları, sadece Allah'ın sıfatlarına yer vermek (bekâ') üzere ortadan kalkınca (fenâ') ve kul, kendi "kişiliğinde" ya da kendi "zat"ında bu sıfatlarla özdeşleşince, aradaki farklar bütünüyle kalkar.
Sayfa 36
“Çektiğimiz acının en büyük kaynağı, kendimize söylediğimiz yalanlardır.”
Sayfa 27·Kitabı okuyor
"Bildiğimiz her şey yüzey değil midir? Bir nesnenin içini o nesne yüzeye dönüşmeden nasıl algılayabiliriz? Bir meyvenin, bir hayvanın, bir yerin gönlümüzü şenlendirmesi belli bir yüzeyin yorumundan, açımlanmasından ve benimsenmesinden kaynaklanmıyor mu? Ve bizim us, ruh ve sevgi diye nitelendiklerimizin tümü, yakın bir simanın küçük yüzeyindeki hafif bir değişimden oluşmuyor mu? Ve bunları bize sunmak isteyen sanatçı da somut'a, elle yoklayıp duyumsayacağı biçime dayanmak zorunda değil midir? Ayrıca, bütün biçimleri görüp bize sunabilen sanatçı, adeta kendisi bilincine varmaksızın tüm ruhsal'ı da bize sunmuş sayılmaz mı?(23)"
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Kapitalizm, şeytana sağ yanından, sosyalizm de sol yanından yanaşan bir sistemdir. Bu iki maddecilik akımı, gerçek hürriyet demek olan insanın Allah'a bağlanma akımını ortadan kaldırıp yerine şeytanın egemenliğini koymak istemektedir.
Sayfa 63 - Diriliş Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap