Görselde de gördüğünüz Bursa Ulu Camideki duvara işlenmiş iç içe geçmiş vavlar. İlk gördüğümde bir şey anlamamış ama buna rağmen etkilenmiştim. Sonrasında şu anlatım facebook.com/on6tv/videos/bu... rehberliğinde etki yerini hayranlığa bıraktı.
Birkaç zamandır bu tabloyu aramama rağmen ne çizmiş olanı gördüm ne de çizmeye teşebbüs edeni. Nihayetinde 1000kitap okurlarından Mâhi hanımın çizimlerini gördüm ve çizer misiniz dedim o da çok kısa sürede çizip tertemiz bir şekilde kargoladı.
İnsanda hayranlık uyandıran bir eseri böylesine güzel tabloya aktardığı için kendisine teşekkür eder, sizlere de tavsiye ederim.
Instagram hesabını aşağı bırakıyorum yapmış olduğu diğer eserlere de bakabilirsiniz…
instagram.com/rekaik_art
3 Mayıs 1944'te Nihal Atsız'ın, Sabahattin Ali'yi “Sovyet casusu” ve “vatan haini” olarak nitelendirdiği bir yazı nedeniyle hakkında açılan hakaret davası sonrasında ortaya çıkmış; o günden bu yana her yıl 3 Mayıs'ta Türkçüler, ülkücüler ve Türk milliyetçileri tarafından anılan bir gündür. 3 Mayıs 1944 tarihinde, Irkçılık-Turancılık Davası olarak bilinen davanın ikinci duruşması için Ankara tren istasyonuna gelen Atsız'ın destekçileri, Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet'in kitaplarını yaktı. Miting ağırlıklı olarak komünistlere karşı slogan atan Türkçü Turancılar tarafından düzenlendi. Duruşma sırasında mahkeme salonunun yanı sıra mahkeme önünde de kalabalık oluştu. Daha sonra Ulus Meydanı'na yürüyen grup, polisle çatıştı. Mitingin ardından çok sayıda katılımcı tutuklandı ve bunlardan bazıları Irkçılık Turancılık Davası'nın sanıklarıydı.Tophane Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Reha Oğuz Türkkan, Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Nejdet Sançar ve diğerleri Atsız'a destek mitinglerini anmak için 3 Mayıs 1945'te bir toplantı düzenledi. Bu tarih, Türkçülük Günü'nün kutlanmasının başlangıcı oldu.
tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%...