9/10
·304 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Defne Ya Da Bazı Tuhaf Hayatlar // Henize Nilgün Karataş // A7 kitap Yayıncılık Merhaba bu defa gelecek,geçmiş ve anın olduğu bir kitapla geldim.Mitoloji,bilim,zaman yolculuğu,rüyalarda iletişim,fantastik,zihinle iletişim işlenmiş.Ayrica sonu beklediğimden farklı oldu.Kitabı severek okudum. Üç farklı insanın yaşadıkları,acıları ve iyileşme sürecinde olanlar. Tabi kitapta ortak nokta yine kadınların yaşadıkları,acıları,ölümleri sessizlikleri,duyulmayan çığlıkları... Defne,Selma Rıza ve Servan arasındaki yaşananları anlatıyor.2018'de iki farklı yerde iki kız kuleden aşağı düşüyor.Biri anında vefat ederken,diğer kız olan Defne 77 gün boyunca komada kaldığı sürece sürekli uyuyup uyanıyor. Birçok şeyi duysa da karşılık veremiyordu.Defne'nin yanından,her an baba bir anneler farklı olan ablası ayrılmıyor.Defne kıpır kıpırken Selma insanlardan elinden geldiği kadar uzak duranlqfini esirgemeyen,kadınlar ve onlarin hakki icin herşeyi yapmaya çalıştığı kadar,şefkatli ama hayatına sayılı insanları biridir.Ayrica bazı yerlerde makaleler yazar.Servan ekonomide ve finansal alanda uzmanlaşmış adamdır.Bir gün o işteyken karısı ve kızını bir cinayette kaybediyor.Onlardan sonra iyice içine kapanmış ve kimseyle görüşmemiştir. Ama bir gün yolu bu kızlarla kesişiyor.Farklı bir konuda 2018 yılındaki Defne'nin kuleden düştüğünde 2222'den Deff onun bedenine transfer olur.2018'de gönderilmesinin nedenini çözmek ve yeniden kendi zamanına dönmek isteyen biridir.Sebep ne mi?Atalarından biri olan Selma Rıza'nın hayatında yaşayacağı bir olayı düzeltmektir.Deff yani Defne geçmişe dair hiçbir şey hatırlamaz.Doktorlar Defne'nin gibi hastalarda normal olduğunu söyler.Defne'nin başına gelenlerden dolayı 2018'de kalması gerekir.Çünkü hamile olan Defne'nin bedeninden çıkarsa istenmeyen bazı şeyler
1000Kitap
DefneHenize Nilgün Karataş · A7 Kitap · 202435 okunma
Kendi kalarak sevebilmenin hikayesi.
Puan vermedi·496 syf.·
2025 76. kitabı
medium.com/dili-turkce-in-... Arzunun yıkıcılığından, aşk sanılan gösterişten ve başkalarının beklentilerinden uzak. Kendi kalarak sevebilmenin hikayesi.
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,389 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kahrol kapitalizm al sana bombe
Puan vermedi·64 syf.··
2025 98. kitabı
Bir işçinin sabahın köründe yola çıkıp akşam karanlığında yorgun bir bedenle evine dönmesi sistemin gözünde bir başarı hikâyesidir. Ne ironiktir ki çalıştıkça yoksullaşırız… “Çalışmak erdemdir” sloganı kapitalizmin en büyük yalanıdır. Fakirlerin alın teriyle zenginlerin saraylarını ayakta tutan en ustaca kurulmuş sömürü düzenidir. Biz de satrançtaki piyonlarız işte…Bu sistemde emek, kutsal bir değer olarak görülmesi gerekirken ucuz bir metadır, satılabilir bir maldır. İşçisin sen işçi kal music.apple.com/tr/album/tamirc... Tüketmek için üretmek, üretmek için daha çok tüketmek zorundayız. Reklamlar, markalar, statü savaşları hepsi birer zincir halkası. Modern kölelik maaş bordrolarıyla ölçülüyor. Biz hâlâ “daha çok çalış, başarırsın” masalıyla avutuluyoruz. Masala inanmaya devam mı? Oysa gerçek şu: Ne kadar çalışırsak çalışalım, sistem bizden hep bir şey eksiltir bazen uykumuzu, bazen sağlığımızı… “Kapitalist ahlak; emekçinin bedenini aforoz ediyor, üreticiyi en asgari ihtiyaçlarına indirgemeyi sevinç ve tutkularını yok etmeyi, dur durak bilmeden çalışan bir makine rolüne mahkum etmeyi ideal olarak benimsiyor.” (s.3) yıldızlı alıntı ve kitabın anafikri diyebileceğim alıntısı. “Tembellik Hakkı”, aslında yaşama hakkıdır. Günün üçte ikisini çalışarak, kalanını yorgunlukla geçirerek yaşamak, yaşamak değildir dostlar. :( İspanyollar için çalışmak kölelikten beterdir. (s.4) Türkler için ise “hayatta kalma mücadelesidir.” Sömürü, sadece biçim değiştirir. Bir zamanlar ağalar vardı, şimdi şirketler var. Emek, hâlâ aynı değersizlikle el değiştiriyor. İncil’de Matta’da geçen “kır zambakları” ile ilgili bir ayet var. Soren Kierkegaard’ın Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş kitabında da geçiyor. İnsan durgunluk içinde yaşamayı kuşlara ve çiçeklere
İnceleme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·102 syf.·
2025 780. kitabı
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmeye kavuşmak diyoruz, kıtabımız bıze ne anlatıyor En büyük mutluluğumun ve hayal kırıklığımın sebebi olacak bu çocuğu ilk gördüğüm günü ve saati hâlâ hatırlayabiliyorum. S:15 Kavuşmak, “Svabya'nın maviye çalan, huzurlu tepelerinde” büyüyen iki genç adamın birbiriyle kurduğu derin, masum arkadaşlığın ve Almanya'da döneme hâkim Yahudi karşıtı fikirlerin bu arkadaşlığa ve masumiyete nasıl gölge düşürdüğünün hikâyesini anlatıyor. Faşizm atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar.” Kısa duygu dolu kıtabı gerıde bıraktık#k Keyıfle okuyun Kavuşmak
Edebiyat & Roman
KavuşmakFred Uhlman · Kolektif Kitap · 2017220 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 22:58
Kitabın arka yüzünde şu ifadeyi görmem dikkatimi çekti ve kitaba başladım: Turgenyev dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok yazarı etkilemiş, hatta Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna eserinde Klara Miliç'e atıfta bulunmuştur. Dedim Sabahattin Ali'nin kitabında geçiyorsa bir şey var demek ki. Kürk Mantolu Madonna'da şu şekilde geçiyor: "“…Üzerimde en çok tesir yapan Rus muharrirleriydi. Turgenyev’in koskocaman hikâyelerini bir defada sonuna kadar okuduğum oluyordu. Hele bunlardan bir tanesi günlerce sarsmıştı. “Klara Miliç” ismindeki hikâyenin kahramanı olan kız, oldukça saf bir talebeye âşık oluyor, fakat buna dair hiç kimseye bir şey söylemeden, böyle bir aptalı sevmenin hicabıyla, müthiş iptilasının kurbanı olup gidiyordu. Bu kızı nedense kendime pek yakın bulmuştum. İçinden geçenleri söyleyememek, en kuvvetli, en derin, en güzel taraflarını müthiş bir kıskançlık ve itimatsızlıkla saklamak cihetinden onu kendime benzetiyordum.”(Sabahattin Ali (1943), Kürk Mantolu Madonna, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. ). Kitaba gelecek olursak, Turgenyev kendisine anlatılan gerçek bir olaydan esinlenerek yazmış. Kendi içine kapanık bir genç ile onun zıttı toplum içine daha çok karışan bir kızın garip bir aşk hikâyesini anlatıyor. Kitap akıcı, kısa bir öykü. İki-üç saat içerisinde bitirilir. Güzel ama Sabahattin Ali'nin etkilendiği kadar etkilemedi beni. Tabi kişiden kişiye değişebilir. Belki farklı bir kültür olduğu içinde olabilir. İşin içine çeviri faktörü de giriyor. Kayıplar olabilir. Ama Kürk Mantolu Madonna bizim dilimizde yazıldığı için, bizim kültürden olduğu için etkileme kat sayısı artıyor olabilir. Bu ikisini kıyaslayan bir makale ile de karşılaştım merak eden
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,490 okunma
9/10
·304 syf.··
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 16:03
DEFNE YAZAR: HENİZE NİLGÜN KARATAŞ YAYINEVİ: A7 KİTAP YAYINLARI SAYFA SAYISI: 303 PUANIM: 10/9 Merhabalar.... Bugün #defne ile geldim. Yazarın kalemine bayıldım, kitabın sonuna kadar merak duygum asla dinmedi. Kitabın konusu da maalesef ki tam günümüze uygun bir konu ' Kadına Şiddet', 'Kadın c*nayetleri'. Karakterlerin bu konuda ki çabaları ayrı bir gurur vericiydi. Beni merak ettiren bir diğer konu ise kitabın kapak görseli olmuştu. Kitabın konusu ile ne ilgisi var acaba diye düşünmüştüm. Kitabı bitirdiğimde çokta uygun bir kapak tasarımı olduğunu anladım. Gelelim kitabın konusuna; Defne ve Selma Rıza, anneleri farklı ama babaları ortak olan iki kız kardeşler. Defne, 12 kattan düşmesi sonucu uzun bir süre komaya girer. Bu durum kayıtlara intihar olarak işlenir. Fakat ablası bunun intihar değil Defne'nin erkek arkadaşının Defne'yi attığını düşünür. Ama elinden bir şey gelmez. Aylar sonra Defne gözlerini açar ama beklenmedik bir durum vardır. Defne hiç bir şey hatırlamaz hafıza kaybı yaşar. Servan ise Selma Rıza'nın üst kat komşusudur. Bu durumu öğrenince içinden gelen bir sesle geçmiş olsuna gider hastaneye. İşte herşey burada başlamaktadır. Hafızası giden Defne, ikiyüz yıl sonrasından geldiğini ve Deff olduğunu iddia eder. Peki sizce bu durum mümkün müdür? Gerçekten gelecekten mi gelmiştir? Hafızası giden Defne iyileşecek mi? yoksa Deff olarak mı hayatına devam edecek? #alıntı ' Akışına bırakmıştım kendimi. Aşk ister kıyıya vursun beni, isterse dalgalarla savursun. Hazırım.' 'Oysa hatalar bizi gerçeğe götüren en kestirme yoldur.'
DefneHenize Nilgün Karataş · A7 Kitap · 202435 okunma