... Gizli Özne

... Gizli Özne
@a___aymisali
“ Kitleler üzerinde yapabileceğin en güzel,güçlü devrim kitap okumaktır. ” ¶¶ Yürekten damıtılmış bir ÖZNE, sözden ziyade aşktan öte ; Gönülden kaleme...ay-misali https://1000kitap.com/gonderi/120680380 ¶¶
Diploma insanı kariyer sahibi yapar!...
Şahsiyet sahibi olabilmek için okuyup, öğrendiklerini dilden öte kalbe indirmek gerek.
484 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
10/10
·694 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
210 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 18:07
Bu kitap Fethi Gemuhluoğlu 'nun Dostluk Üzerine Bir Gönül Manifestosudur. ​"Dostluk Üzerine", aslında bir kitap değil; Fethi Gemuhluoğlu’nun 1975 yılında bir toplantıda yaptığı o meşhur, irticalen konuşmasının metne dökülmüş halidir. Her cümlesi üzerinde saatlerce düşünülmeyi hak eden bir uyanma niteliğinde. Gemuhluoğlu, dostluk kavramını dar bir çerçeveden çıkarıp evrensel bir boyuta taşıyor. Ona göre dostluk; sadece iki kişi arasındaki muhabbet değildir. Coğrafyaya dostluktur, tarihe dostluktur, ağaca, şehre ve hatta kendi kaderine dostluktur. Kitabın en sarsıcı vurgularından biri insanın önce kendiyle dost olması gerektiğidir. Kendine yabancılaşan, kendi ruhundaki derinlikleri keşfedemeyen birinin başkasına gerçek manada "dost" olamayacağını savunur. ​ Modern dünyanın unuttuğu nezaketi ve selamı merkeze koyar. Selam vermenin, bir gönle girmenin ve muhabbetin kapısını aralamanın kutsallığını anlatır. ​ Kendi tarihine, toprağına ve değerlerine küsen aydını nazikçe ama derinden eleştirir. Bizim medeniyetimizin bir "sevgi medeniyeti" olduğunu hatırlatır. ​Bu eseri neden Okumalısınız? ​Eğer modern hayatın karmaşasında "insan" kalmayı, samimiyeti ve gerçek bağ kurmayı özlediyseniz bu eser size bir pusula olacaktır. Gemuhluoğlu’nun o coşkulu, şiirsel ve samimi üslubu, okurken adeta sizinle konuşuyormuş hissi yaratıyor
Dostluk ÜzerineFethi Gemuhluoğlu · İz Yayıncılık · 2014556 okunma
Reklam
"Lambada titreyen alev üşüyor Aşk kağıda yazılmıyor ..."
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2024 22:26
Derken Abdurrahim Karakoç yüreğin de duyguya yer veren herkese,her ana hitap etmiş!.. Dolayısıyla, Abdurrahim Karakoç Aşk demektir... Güçlü kalemiyle içimizi titreten halk şairdir o... Abdurrahim Karakoç, her alanda kalemiyle gönüllerimize hükmeden kelam sahibidir. Sevdâ şiirleri, dâvâ şiirleri, halk şiirleri, Mihriban, İsyanlı Sükut, 50. Yıl Hesabı, Beşinci Mevsim ve diğer şiirleri… Her biri başlı başına bir yazı konusu olabilecek nitelikte. Abdurrahim Karakoç hoca'nın bu eseri şiirden öte ; eserinde ki her şiiri kendine özgü üslubu ile yorumlamaya tabii tutmuş . Nitekim şair bu eserinde de okuyucularına davet kapılarını sonuna kadar açmış ... Ve Abdurrahim Karakoç diyor ki; " Talep bir davettir. Birinci baskısı biten kitabıma karşı doğan talepleri davet kabul ettim ve ikinci baskısını yaptırmayı borç bildim. Okuyucunun istemediği yerde kitap basılmaz. Bu bakımdan kendi okuyucularıma şükranlarımı bildirmek isterim. Benzetmek gerekirse, şiir bir yağmurdur. Sadece dostun, çevrenin tarlasına yağdırır ve bazı kesimlerden iltifat meyvesi beklerseniz netice hüsrandır. Yağmurun bana göre sınırı olmamalı. Herkesin tarlasına yağmalı... Kimisi ıslandığından şikâyet eder, kimisi çok yağdı der, kimisi de az oldu hükmünü verir. Her şeye rağmen yağmurlar yağmalı. Samimiyetle ve hiçbir art niyete dayanmadan "İyi oldu" diyenlerin bulunduğu topraklar kurak kalmamalı. Daha huzurlu, daha mutlu günlerde beraber olamadığımız bir gerçektir. Demek ki hakkımız mutluluk ve huzur değilmiş yahut da gasp edilen haklarımızı almasını bilememişiz. Belki kader... Belki de ihmal... İşte ben, bu arayışın sahibi- yim. Kötü günlerde verilen mücadele beraberinde mutluluğu da getiriyor. Zaten küfre ve hiçliğe karşı mücadeleye soyunmak esas mutluluk zannediyorum. Bilmem yanılıyor muyum? Hak
Beşinci MevsimAbdurrahim Karakoç · Altınordu Yayınları · 20211,106 okunma
Kitabın son sözü
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2023 09:51
Bu çalışmada ruhsal organın doğuştan gelen, ruhsal ve bedensel olarak işleyen bir maddeden kaynaklandığını ve gelişmesinin tamamen sosyal koşullara bağlı olduğunu, bunun da bir yandan organizmanın, diğer taraflan toplumun isteklerinin karşılanması gerektiği anlamına geldiğini açıklamaya çalıştık. Ruhsal organın içinde geliştiği ve yolunun gösterildiği çerçeve budur. O gelişmeyi izlemeye devam ettik, algılama, fantezi, anımsama, hissetme ve düşünme becerilerini ele aldık ve sonunda karakter özellikleri ile duygulanımların görüşülmesine geçtik. Bütün bu fenomenlerin birbiriyle ayrılmaz biçimde ilintili olduğunu, bir yandan bir toplum yasasına tabi olduklarını, diğer taraftansa bireyin güç ve üstünlük elde etme çabası yüzünden kendine has belli bir yola yönlendirilip biçimlendirildiklerini saptadık. İnsanın üstünlük hedeflerinin, kendisinin sosyal ilgisiyle birleşerek, derecelendirilmiş gelişim Sınıflandırmasına göre somut durumda belli karakter özelliklerine yol açtıklarını gördük. Dolayısıyla karakter özellikleri doğuştan olmayıp, tersine ruhsal gelişimin başlangıcından başlayarak her insanın az çok bilinçli biçimde kafasında olan hedefe kadar adeta bir temel çizgide sıralanmış şekilde gelişirler. İnsanı anlama konusunda bize değerli yol göstericiler olan bir dizi karakter özellikleri ile duygulanımlarıayrıntılı olarak ele aldık, diğerlerine ise değindik. Görünen son tablo şöyleydi: Her bireyde güç elde etme çabasına uygun olarak hırs ile kibir depolanmış olup, bunların biçimlerinden çabayı ve nasıl etki ettiğini net şekilde anlamak mümkündür. Hırs ile kibrin aşırısının bireyin gerektiği gibi ilerlemesini engellediğini, sosyal ilginin gelişmesini frenlediğini, hatta olanaksız kıldığını ve her zaman toplumu rahatsız edecek şekilde müdahalede bulunduğunu ama aynı
İnsanı Tanıma SanatıAlfred Adler · Cem Yayınevi · 20197,7bin okunma
" Dünya beş ülkeden büyüktür.”
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2023 17:33
Her dönüşüm büyük meydan okumalar ortaya çıkardığı kadar yeni fırsatlar da sunar. Her kriz eski olandan ders almayı, yeni olanı ise daha iyi kurmak için bir fırsat sunar. Sadece beş ülkenin bütün dünyanın kaderini etkileyecek konularda karar vermesi ne ahlaki ne adildir. Dünya beş ülkeden büyüktür.” “Adil ve daha sürdürülebilir bir küresel barışın temini için çok kültürlülüğü ve çok kutupluluğu yansıtan bir BM’ye ihtiyaç vardır. Dünya ne tek kutuplu ne de iki kutupludur, ne hâkim bir kültürün ne de birkaç imtiyaz sahibi aktörün kültürel hegemonyası altındadır. Çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve adil bir dünya inşa etmek mümkündür. Böylesi bir dünya için ilk adres BM’dir. Barışın, istikrarın, adaletin ve etkin küresel yönetişimin yolu, BM’nin reforma tabi tutulmasından geçmektedir. BM reformu ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yapısının yeniden oluşturulması, elbette tüm dünya ülkelerinin uzlaşmasıyla hayata geçecektir. Biz Türkiye olarak, bu çerçevedeki teklifimizi uzun zamandır ifade ediyor ve tüm ülkelerin tartışmasına açıyoruz. çözüm önerimiz ise ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesinde kendini bulan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesini merkeze alan bir perspektifin hâkim kılınmasıdır. Konsey’in kıtaları, inançları, kökenleri ve kültürleri mümkün olan en adil şekilde temsil edecek bir yapıya kavuşturulacak şekilde yeniden yapılandırılması çözüm ve küresel barışın tesisi için devrimsel bir adım olacaktır.” Recep Tayyip Erdoğan
Daha Adil Bir Dünya MümkünRecep Tayyip Erdoğan · Turkuvaz Kitap · 20211,300 okunma
Mekânın sahibi ne sensin, ne ben, ne de öteki; mekânın sahibi, ötesi.
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2022 19:13
Bizler mânâdan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak mânâyi keşif ve inşa etmesi gereken bireyleriz. Buraya fırlatılıp atılmadığımız için evrenle bir kavgamız da olamaz. Zira ben ve evren, biz ve varlık aynı hikmet, merhamet ve inayet sahibi Yaratıcı'nın iradesi sonucu burada bulunmaktayız. Mekânın sahibi ne sensin, ne ben, ne de öteki; mekânın sahibi, ötesi. Aklın amel defteri bir hayli kabarık. Sevabı mı yoksa günahı mı daha çok, söylemek zor. İnsanların hayatını kolaylaştıran icatları yapan da Elhamra Sarayı’nı ve Selimiye’yi inşa eden de akıl, milyonlarca insanın ölümüne neden olan savaşları yöneten de kitlesel imha silahlarını yapan da akıl. Elbette farklı akıllar bunlar. Dolayısıyla temel soru şu: Bu fark nereden geliyor? Akıl, kendi özündeki iyiliği unutup neden kötülüğe râm oluyor? Kötüyü kutsayan ve meşrulaştıran akıl nasıl bir varlıktır? Kendi tabiatına ihanet eden bir akılla nasıl mücadele edilir? Elinizdeki kitap bu sorulara cevap ararken akıl, kalp, ruh, mânâ, hakikat ve varlık kavramlarını yerli yerine oturtmayı ve aralarındaki bütünleyici ilişkiyi ortaya koymayı hedefliyor.
Perde ve Mana - Akıl Üzerine Bir Tahlilİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20201,881 okunma
Reklam