Toplumların huzur ve sükûnunu bozucu bazı iç çatışmalar, her dönemde ortaya çıkabilir.
Ancak çoğunluğu oluşturan ve bu çatışmaların tarafı da olmayan Müslümanlar, sorumluluklarının bilincinde olmadıkları ve üzerlerine düşen görevleri hakkıyla yerine getirmedikleri için tarih hep aleyhimize tekerrür edip durmaktadır.
İnsanların inançları hiçbir zaman sadece kendilerini ilgilendiren kişisel bir konu değildir. Çünkü inanç denen şey, sadece ona inanan kişiyi değil, aynı zamanda içinde yaşadığı toplumu da ilgilendiren ve ahlâki sonuçları olan bir eylem türüdür.