a Drop in the Ocean

a Drop in the Ocean
@a_yagmur
En korkunç vahşilik ülkedeki her insanın fiziksel, zihinsel ve ruhsal gücünün değerlendirilememesi, bunun istenmemesi ya da başarılamamasıdır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Genellikle her yerde ve her zaman halk kitleleri sabretmek zorunda kalıyordu. Sabır, yoksunluğa ve ihtiyaçlara boyun eğme sanki halk kitlelerinin yükümlülüğü olmuştu. Birçok şey yüzünden halk kitlelerini azarladılar ve hor gördüler. Her yerde ve her zaman "halk sarhoş, tembel ve çalışmak istemiyor. Halk kaba, açgözlü ve acımasız" diyorlar üstüne de ekliyorlardı: "sabreden halk büyüktür. Aç kalıyorlar, üşüyorlar ve pislik içinde yaşıyorlar ama öfkelenmeden sabrediyorlar." Herkes halkın sabretmesini övüyordu. Halkın sabrına hayranlık duyuyorlardı. Duygulanıyorlardı. Halkın sabrından bir din yarattılar. Hristiyan öğretisini sabrın dinine dönüştürdüler.
Ülkelerin gücü ya da zayıflığı; halkların refahı ya da yaşam kaygısı yalnızca bir yöneticinin adaletine ya da işe yaramazlığına bağlı değildir. Yöneticiler ister iyi ya da kötü; ister kahraman ya da zalim olsunlar her daim halkın içinden çıkarlar. Onlar halkın ruhunun bir suretidir. Onlar kendi halklarının var ettiği bireylerdir. Halkları nasılsa, onlar da her daim öyle olmuşlardır. Bu nedenle çoktan beri her milletin layık olduğu bir iktidara ve yöneticiye sahip olacağı söylenmiştir.

a Drop in the Ocean

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
2021 37. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.9/10 · 275,3bin okunma
Bilesin ki kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar.