Filozof Ten (Taine)’i ne kadar haklı buluyorum. Diyor ki: İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidirler. Kazara öyle olsa da akıllı bulundukları zamanlar çok azdır.
Ölmek olmasa yaşamak ne güzeldi. Oysa insanlar sırf bir gün öleceklerini bildikleri için bu kadar çok seviyorlardı yaşamayı. Ondan neşelenip duruyorlardı böyle her vesileyle, toplanıp. Hem de sen böyle, evde bir başına küflenmekten korkup, el de olsa insan sesine hasret yollara vurmuşken kendini. Allah'ından, kitabından bulsun kim kimin hayalini, neşesini çalıp gittiyse.
Hafızı dinleyenlerin yüzde doksanı, benim okuduğumun mu, yoksa onun okuduğunun mu doğru olduğunu bilmekten aciz kimseler. Kendilerine tecvitle okunan herşeyi Kuran sanır bunlar. Yalnızca kafa sallarlar. Zaten bizim hafız da okuduğunu anlamaz. Bu seyircilerin çoğunun benim hafız olduğuma yemin edeceklerinden eminim.
Charlie Chaplin seyircilere bir şaka yapar ve herkes güler, aynı şakayı tekrar yapar üç beş kişi güler, bir daha yapar kimse gülmez. Bunun üzerine Charlie şöyle der: Aynı şakaya defalarca gülemiyorsunuz. O zaman neden aynı şey için tekrar tekrar ağlıyorsunuz? Hayatın keyfini çıkarın.
Öyle insanlar vardır ki yalnızca bilmediğini bilmemekle kalmaz, herşeyi bildiğini iddia eder. Doktor değildir. Fakat doktorları küçük görür. Önüne gelene ilâç tavsiye eder. Yanlış evlilik yapmış, içi-dışı çirkin bir kadın almıştır. Fakat herkese evlilikte dikkat edilecek hususları öğretir. Bir ton para harcayarak ahır gibi bir ev yaptırmıştır. Fakat Mimar Sinan'ı beğenmez.