Kişi kendi nefsinden olanı terk Edip, Allahın emrine sığınarak zikri hayatı her anlamına hakim kılar. Kalbin tasfiyesi ve nefsin tezkiyesi ile meşgul olmaları ile ilişkilendirilir.
Günümüzde Uluslararası para transferlerinin yaklaşık %90’ının reel bir ticaret karşılığı olmadığı bilinmektedir. Sermayeye hükmedenler Paralarını küresel ölçekte döviz, Borsa, faiz üçgeninde bir yerden diğerine aktarmak suretiyle servetlerine servet katmaktadırlar. Herhangi bir üretim karşılığı olmaksızın elde edilen bu Servetler, aslında dünya nüfusunun çok büyük bir kesimini oluşturan kitlelerindan elde edilmektedir. Dünyada genelindeki servet dağılımınındaki Eşitsizliğin en önemli nedenlerinden birisi de budur.
Bir Müslümana farz olan, dinin emir ve yasaklarına uymaktır. Din açısından ve dolayısıyla da mezheplerin doktrini açısından kişinin bir mezheplere bağlanmasının farz olduğu iddia edilemez.
Peygamber, Farsça bir kelime olup haber alan, getiren, götüren anlamına gelmektedir. Arapçada gönderilmiş olması ve elçilik yapması yönüyle Resul ve haber alıp getirmesi ve yüksek bir makam sahibi olması yönüyle Nebî kavramlarına karşılık kullanılır.