“insan arzularının çarpıklığı, yanılgı ve putperestliğin yaygınlığı, eziyet rezaleti, baskı ve zulmün kör inadı, toplumsal erdemin kıtlığı, gücün terbiyesizliği, iyiliğin kırılganlığı, ihtiras ve bencilliğin dehşetli kuvveti.”
Bizim ve başkalarının geçmişte özgür iradeyle yaptığı şeyler, kimsenin etkisi olmaksızın, anlaşılmaz bir süreçte bir araya gelip, şu anda, şimdide kaderin bütün çetin güçleriyle karşımıza dikilebilir. Bu sebeple biz, kendi yaptıklarımızın sonucuyuzdur.
Geçerli olan tek bakış açısı Tanrı’nın gözünden görülendir. Fakat bu bakış açısından insan hiçbir şey göremez. Bizim için mutlak bilgi düpedüz körlük olurdu. Her şeyi daha açık görmek için kendi sınırlı durumlarından çıkmaya çalışanlar sonuçta hiçbir şey göremeyeceklerdir.