Kısmen, kısmî olarak yaşamaya (iş bölümüne (!)) rıza gösterişimiz başka türlüsünü görme gücünü yitirişimiz sebebiyledir. Başka türlüsünü göremiyoruz, çünkü yaşama tarzımızı baskı altına almış bir “ ortalama” görüş sahamızı daraltıyor. Ne zaman birisi çıkıp “kısmen yaşamak yaramaz; tamamen yaşamalıyız” dese, açıkgöz bir başkası çıkıp ona “fanatik” etiketi yapıştırıyor. Üzerine damgalanma korkusu yüklenen herkes kısmen yaşamaya rıza gösteriyor.
Kimin kime dost olduğu, kimin kime dostluk gösterdiği ve kimin kimle haşrolunacağı ezelden belli. Ben sadece şu dünya zindanında kötü kokudan rahatsız olan ne kadar insan kaldı ise, onların kendi burunlarında kabahat bulma hatasını işlemelerini güzel bulmadım, nâçîzâne.