Okumak ve koşmak, benim için tutku ve özgürlüğün buluştuğu iki yol. Okumak zihnimi yeni dünyalara açarken, koşmak okuduklarımı içselleştirdiğim bir meditasyon. Her adımda tutku, her satırda yeni bir keşif.
Özgürlük; dijitalin ötesinde, kendi iç dünyamızda saklı ve oraya ulaşmanın altın anahtarı, dikkatimiz. Gerçek özgürlüğün bedeli sürekli bir uyanıklıktır.
Her tıklamamız, her beğenimiz, her paylaşımımız dijital ayak izlerimizi oluşturuyor ve bu ayak izleri medya şirketleri için paha biçilmez bir hazineye dönüşüyor.
Özetle; parmaklarımızın ucunda, tarih boyunca birikmiş bilgilere, keşiflere ve fikirlere ulaşabiliyoruz. Ancak bu erişimin bir bedeli var. Zihinlerimizi yoruyor, dikkatimizi dağıtıyor ve bizi gerçekten önemli olan bilgilere odaklanmaktan alıkoyuyor.
Bilgiye kolay erişim de bilginin değerini düşürüyor ve bizi yüzeysel bir bilgi tüketimine yönlendiriyor. Dolayısıyla toplumun genel bilgi düzeyi düşüyor, eleştirel düşünce ve analitik yetenekleri zayıflatıyor.