Okumak ve koşmak, benim için tutku ve özgürlüğün buluştuğu iki yol. Okumak zihnimi yeni dünyalara açarken, koşmak okuduklarımı içselleştirdiğim bir meditasyon. Her adımda tutku, her satırda yeni bir keşif.
Mümkün mertebe az oturmalı; açık havada yürürken doğmayan, şenliğine kasların da katılmadığı hiçbir düşünceye güvenmemeli. Önyargıların hepsi bağırsaklardan gelir. Daha evvel de söylediğim gibi, Kutsal Tin'e karşı işlenen esas günah yerinden kıpırdamamaktır. Friedrich Nietzsche, Ecce Homo
Her şeyi reddettiğimizde her şey bol bol sunulur bize. Her şeyden kasıt, varlığın yoğunluğudur.
Uzun yürüyüşlerde, bu içten vazgeçişin getirdiği özgürlüğü bir anlığına da olsa yaşarsınız.
Dünya her şeyin tüketilmesi zorunluluğuna ve tüketme gücüne sahip olmak, buzdolabı, televizyon, araba, belli başlı saç yağları, deodorantlar ve benzeri süprüntüler gibi aslında sahip olmak istemedikleri işe yaramaz hurda yığınlarını satınalma gücüne sahip olmak için çalışmayı reddeden sırt çantalı gezginlerin, Dharma serserilerinin buluşma yeri olarak hayal edilmeli. (...) Jack Kerouac, The Dharma Bums, Penguin Modern Classics, Türkçesi: Zen Kaçıkları, çev. Nevzat Erkmen, Ayrıntı Yayınları