Tümüyle düşünsel dokudan yoksun bir yazı türü değildir deneme. Onu besleyen ana ve kılcal damarlar, düşünce yüklüdür desem hiç de abartmış olmam. Ancak kuru, düpedüz söylenmiş çıplak düşünceler değildir bunlar. Yaşantıya dönüştürülmüş, dahası yaşantının içinden damıtılmış bilgilerdir.
Suut Kemal Yetkin, "Deneme" adlı yazısında denemenin türsel ve içeriksel boyutlarını tartışırken onu şöyle tanımlar: "Deneme, makale gibi belli bir fikri kesin sonuca bağlamaz. Bir felsefe incelemesi gibi, bir doktrinin boyunduruğu altında solumaz."