Okumak ve koşmak, benim için tutku ve özgürlüğün buluştuğu iki yol. Okumak zihnimi yeni dünyalara açarken, koşmak okuduklarımı içselleştirdiğim bir meditasyon. Her adımda tutku, her satırda yeni bir keşif.
Bu koşullarda gerçekleştirebileceğim ve hayatımı tamamen değiştirecek tek bir başarı ne olurdu? Evet, gayet net, güçlü ve keskin bir soru: Bu şartlarda, her şeyi değiştirebilecek, tek bir başarı ne olurdu?
Rağmenciler şöyle der: Başka bir zaman değil, şimdi; Başka bir yerden değil, buradan başlayarak; Başka şartlarda değil, mevcut durumda; Başka bir insan değil, ben; Sızlanarak değil, sebatla; Suçlayarak değil, sorumluluk alarak; Söylenerek değil, sonuç almanın gereğini yaparak yaşayacağım.
Aziz Sancar kendisini Savur'dan Stockholm'e yükselten sırrı şöyle özetliyor: "Başarılı bir bilim insanında üç temel özelliğin bulunması gerektiğine inanıyorum: Bilgiye dayalı yaratıcılık, delice çalışmak ve başarısızlık karşısında pes etmemek."