“Paraya fazla aldırmadım ama böyle dolandırma olaylarında her şeylerini kaybedenler varken ben sadece... kendime saygımı kaybettim galiba, bir de... masumiyetimi...”
...
“Sanırım ben hep insanların söyledikleri gibi olduklarını, insanların yüzde doksan dokuzunun iyi olduğunu varsaydım. Bir baloncuğun içinde yaşadım. Hiç soyulmadım. Saldırıya uğramadım. Kimse bana el kaldırmadı.”
İlk kocası Sol bir defasında “Bu yabancı saplantısını anlamıyorum” demişti. Frances ise yabancıların işin doğası gereği çok daha ilginç olduğunu anlatmaya çabalamıştı. Olay yabancılıklarıydı. Bilinmezlikleri. Biri hakkında her şeyi hildikten sonra, onu boşamaya da hazır oluyordu insan
...rahatsızlık vermediği sürece bedeninden hoşnuttu ve kadınların hayatın en büyuk gizemlerinden biriymiş gibi durmadan konuştukları kilo vermenin değişik yolları konusundan da çok sıkılıyordu. Kendilerinde işe yarayan yöntemi hararetle savunan yeni zayıflamışlar, kendilerine şişman diyen zayıflar, şu kendilerine obez diyen normal kilolular, kendinden nefret etme hastalığını ona da bulaştırmak için yanıp tutuşanlar “Ah Frances, böyle genç ve incecik kızlar gormek ne moral bozucu değil mi?” Frances ise “Yoo, değil” der, ekmeğine biraz daha tereyağı sürerdi.