Ruhu uç duygular arasında savrulup duruyordum, içi kah coşkuyla dolup taşıyor kah acıyla kavruluyordu. İp üstünde yürüyen bir akrobat gibi rüzgârla bir o yana bir bu yana sallandığını hissediyordu. Hayat böyleydi işte, bazen en karanlık ve en aydınlık zamanları aynı anda yaşatıyordu. Bir yandan alırken, öbür yandan veriyordu.
Ünlü tasarımcıların elinden çıkma tayyörleri ve mükemmel makyajının ardına sakladığı yarası,
dışarıdan bakıldığında hiç mi hiç belli olmuyordu.
Oysa oradaydı.
Ülkedeki binlerce kadın gibi Sarah Cohen de iki parçaya bölünmüş bir halde, her an patlamaya hazır bir bomba gibiydi
Sarah, daha önce çalıştığı hukuk bürosunda ortak olarak atandıktan sonra hamile kaldığı için görevinden alınarak yeniden yardımcı avukat pozisyonuna getirilen meslektaşını unutmamıştı. Bu; kadınların maruz kaldıkları sessiz ve görünmez, kimsenin dile getirmediği, sıradanlaşmış bir şiddetti.