Yazarımız nükleer bir savaşın üzerinden yaklaşık iki nesil geçmiş harap olmuş bir Dünya'yı anlatıyor.Öyle bir yıkım yaşanmış ki teknolojiye dair pek birşey kalmamış. Çocuklar şehirleri, avmleri hatta elektiriği bir masalmış zannediyor ve bunların gerçekte hiç varolmadığını düşünüyorlar.Teknolojiyle ilgilenmek,düşünmek ve merak etmek çok büyük günah sayılıyor ve bunlara uymayanlar süreç boyunca ortaya çıkmış bağnaz tarikatlar tarafından şiddetle cezalandırılıyor.İnsanlara bir nevi "cehalet mutluluktur" mottosu kabul ettirilmiş.Kitabın ana karakteri Len Corter'ı ise tüm bu olumsuzluklar içinde özgür düşünmenin yolunu ararken görüyoruz.Önünde iki yol var biri bilmemen gerek diyor diğeriyse öğren.
Uzak YarınLeigh Brackett · İthaki Yayınları · 2021166 okunma
Domuz gribinin bir türü olan Gürcü virüsünün hızla dünyaya yayılıp insanların %99'unu öldürmesinin ardından yaşananları anlatıyor 'İstasyon On Bir'. İnsanlığın yok olma noktasına geldiği bu salgında medeniyetimizin ne kadar kırılgan olabileceğini anlıyoruz. Zaten Corona virüs salgınında bu durumun bir ön gösterimini hepimiz yaşadık. Kitabın Corona virüs olaylarından 5 yıl önce yazılması da ilginç aslında.
Virüsün yayılmasından 20 yıl sonra yıkılmış, harap olmuş, teknolojinin olmadığı bir dünya görüyoruz kitapta.( Bu bakımdan daha önce okuduğum 1955 yılında yazılan Uzak Yarın kitabını anımsattı.) Bu virane dünyada herşeye rağmen şehir şehir dolaşıp müzik ve tiyatro gösterisi yapan Seyyar Senfoni'nin yaşadıklarına da tanıklık ediyoruz."Bir senfoniye neden gerek olabilir?" gibi bir sorunuz olursa şu cümle cevap olabilir belki;
"Çünkü hayatta kalmak yetmez. "
İstasyon On BirEmily St. John Mandel · Pegasus Yayınları · 2017165 okunma