Abdullah Keleş

Onunla konuşmak, ona bir şeyler vermek için içimde inanılmaz bir arzu duydum. Fakat bunu nasıl yapacaktım? Söze nasıl başlayacaktım? Başıma ağrılar girinceye kadar bir bahane, bir sebep aradım ancak bulamadım. Çünkü biz insanlar böyleyizdir. Önemli konularda nazik, düşünceli hatta merhametli, planlarımızı yaparken cesur ve atılganızdır, ancak başkası söz konusuysa, o kişinin yardımımıza muhtaç olduğunu bilsek bile aramızdaki o ince çizgiyi aşmaya karar vermekte güçlük çekeriz, cesaretimiz kırılır, âciz kalırız. Ancak herkes de bilir ki, yardım çağrısında bulunmayan bir insana yardım etmekten daha zor bir şey yoktur, çünkü yardım dilenmiyorsa mutlaka son bir şey daha vardır: Israr edip incitmememiz gereken gururudur bu.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Reklam
Çıplakken, üşürken, uyurken, yorgunken, acı çekerken, kısacası fani yaşamın tüm ortak biçimlerinde insanlar arasındaki adil ya da adaletsiz, saygıdeğer ya da suçlu gibi yapay sınıflandırmalar ortadan kalkar; geride senin, benim gibi acıkan, susayan, uykusu geldiğinde uyumak isteyen, yorulan zavallı hayvandan, fani yaratıktan başka bir şey kalmaz.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Bir kez daha gördüm ki sonsuzca şakalar yapan hakikat, en yaratıcı yazardan bile cesur olduğu için, en eğlenceli şeyleri buluyor, hiç çekinmeden olağanüstü olayların yanına komik unsurları, kaçınılmaz insani olayların yanına da şaşırtıcı olayları koymaya cesaret ediyordu.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Tecrübeli ve gerçek bir sanatçıyı, bir acemi, bir amatör, bir deneyimsizden ayıran şudur: Sanatçı sahip olduğu birçok tecrübe sayesinde gerçek bir başarıyı elde etmeden önce başarısızlığın da kaçınılmaz olduğunu çok iyi bilir, son ve en önemli fırsatı yakalamak için beklemesi ve sabretmesi gerektiğinin farkındadır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Hiçbir sanat, gerçeğin kendisiyle yarışamaz.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Reklam