Tanrıların Oyunları( Spoiler ve bol hayal kırıklığı içerir.)
4/10
Herkese merhaba. Tanrıların oyunlarını daha fazla okumaya dayanamadım. Büyük beklenti içindeydim. Ama nedenlerini hemen yazıyorum önce sevdiğim yerlerden başlayalım: Kurgu güzel aslında hadesin iyi olması hoşuma gitti. Potaya ne kadar karşı olsamda kitabın en iyi yerleri orasıydı.Afroditi sevdim. Mitolojik tasvirler hoş. Oyunlar çok akıl oyunları gibi.( Başlangıç seviyesi için. Kim kazanıyor asla bilemezsiniz!.) Hadese abim diyor.Kendisi amcası.Gelelim eksilerine: Pota çok saçma çünkü Tanrılar yönetmek isteseler 100 yıl biri yönetip kişiyi bulabilirlerdi. Bu çok aptalca.Sonra hepsi canavar gibi tasvir edilmiş. Öyle olsalar zaten orayı yönetemezlerdi ve herkes onlardan nefret ederdi ve çok isyan çıkardı. Pota zaten sevilmiyor ama Şu var bu adaletsizlik. Çünkü Lyra ve Hades hariç çoğu karakterimiz kötü. Lyra iyi olması için iyi yazılmış bir karakter mesala sevilmeme laneti var ama seviliyor.Sonra seçilmediği söyleniyor, ama müteffik buluyor. Ve sürekli kurban psikolojisinde. Mesela laneti bozulsun diye oyunlara giriyor sonra Tamam kazanmak için ihtiyacı var ama 2 oyunda yaptığı tek şey müteffik bulmak.Sonra bu kızımıza nasıl oluyorsa hades tanımadan wattpad erkeği gibi aşık oluyor.Tanımadığı bir kız için sonra bu kızımız belli ki tanrıça olacak , oyunu kazanacak yeraltı kraliçesi olacak. Persoponie mi o kim ?!.Sırf hadesle Lyra olsun diye kardeş gibi yazılmış.Öldü deniliyor tanrıçalar ölebiliyor ya. Kayboldu diye.Ayrıca baş kızımız onun yerine geçecek çünkü hades tanımadığı birine persophenie yokken onun görevini verecek.Birde kızımız styx nehrine düşüp ölmüyor tanrıça olacak ya.Önce dedim ki Lyra belki tanrıçanın kızı çıkar. Ama olmaz illa yeraltını yönetmeli o persopheninin görevi değil çünkü .Herkes tanrıça olsa bu seçilip yapılsa bile anlamsız. Sonra kızımız oyunu
1000Kitap
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202584 okunma
Lanetin Bile Durduramadığı Sevgi
10/10
·528 syf.··
2026 23. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 15:04
O kadar güzeldi ki kitabı bitirdikten sonra bile etkisinden çıkamadım. Tanrıların Oyunları gerçekten beni şaşırtan bir kitap oldu. Son zamanlarda popülerleşen yeni çıkışlı birçok eser bende hayal kırıklığı yaratmıştı, bu yüzden kitaba başlarken ister istemez önyargılıydım. Üstelik sayfa sayısının fazla olması ve küçük puntoyla basılması da gözümü korkutmuştu. Ama daha okumaya başlar başlamaz “İyi ki uzunmuş.” dedim. Çünkü gerçekten okumaya doyamadım; hatta keşke daha uzun olsaydı. Yunan mitolojisini zaten çok seviyorum, fantastik bir evrenin bununla harmanlanması da kitabı benim için daha etkileyici hâle getirdi. Yazar hikâyeyi olması gerektiği gibi, acele etmeden ve duygusunu kaybettirmeden işlemiş. Karakterlerin her birine ayrı ayrı bağlandım ama özellikle ana karakterler arasındaki çekim inanılmaz güçlüydü. Aralarındaki tutku ve enerji sayfalardan taşıyordu. Lyra, Zeus tarafından daha doğmadan lanetlenmiş ve üç yaşından itibaren Hırsızlar Teşkilatı’na borç karşılığı verilmiş bir ölümlü. Hiçbir yere ait hissedemeyen, laneti yüzünden yalnız büyüyen bir karakter. Ve yolu, Yeraltı Kralı Hades ile kesişiyor. Olimpos tahtını belirleyen ölümcül yarışma Potaya ilk kez katılan Hades, kendi adına yarışması için Lyra’yı seçiyor ve hikâye tam anlamıyla burada başlıyor. Uzun zamandır okuduğum en iyi kadın karakterlerden biriydi Lyra. Mantıklı düşünen, lafını esirgemeyen, cesur, zeki ama aynı zamanda vicdanlı bir karakterdi. Onu okurken gerçekten keyif aldım; bazı sahnelerde istemsizce gülümsediğimi fark ettim. Hades ve Lyra arasındaki dinamik ise kitabın en güçlü taraflarından biriydi. Aralarındaki çekim o kadar iyi yazılmıştı ki okurken bunu doğrudan hissediyorsunuz. Hades’in bir tanrı olmasına rağmen Lyra’nın etrafında pervane olması, ona karşı duyduğu hayranlık, korumacı
1000Kitap
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202584 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·344 syf.··
2026 75. kitabı
Başta sıradan bir gençlik hikayesi gibi başlıyor tatil, arkadaşlık, biraz özgürlük hissi… Ama sayfalar ilerledikçe o masum atmosferin altından yavaş yavaş bir şeylerin çürüdüğünü fark ediyorsun. Ve işte o noktada kitap seni bırakmıyor. Okurken sürekli bir ikilemde kaldım. Kim doğru söylüyor? Kim rol yapıyor? Ve en önemlisi, gerçekten masum diye bir şey var mı? Hikayenin ilerleyişi klasik bir gizem kurgusundan farklı. Olaydan çok algılar üzerinden ilerliyor. Aynı olayın farklı kişiler tarafından nasıl bambaşka anlatılabildiğini görmek rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici. Özellikle mahkeme ve sorgu sahnelerinde gerilim sessiz ama yoğun bir şekilde hissediliyor. Hızlı okunan bir kitaptı. Bittiğinde de kendine şu soruyu soruyorsun Gerçekten neye inanıyorum?
Tehlikeli KızlarAbigail Haas · Yabancı Yayınları · 2017520 okunma
Tanrıların Oyunları
8/10
·528 syf.··
2026 4. kitabı
Gerçekten çok güzel bir kitaptı benim için Lyra hem komik, hem saf, hemde gerçekten cesaretli bir kızdı. Hades ise benim için mükemmel bir karakterdi ama ben tam tamına mitoloji'ye hakim birisi değilim bu yüzden benim için sorun olmadı ama mitoloji'yi hep araştıran bir arkadaşım bu kitabı pek fazla beğenmedi ama benşm için çerezlikti ve eğlenceliydi.
Duygu ve Düşünce
Tanrıların OyunlarıAbigail Owen · Artemis Yayınları · 202584 okunma
Okuyun.
10/10
·288 syf.··
2026 32. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 04:08
Bu manhwa önceki hayatında çocuk kıyafetleri tasarlayan bir kadının çok çalıştığı için ölmesinden sonra aynı zamanda bir üvey anne olan bir kraliçenin bedenine reenkarne olmasını, ve üvey kızıyla ilgilenmesini anlatıyor. Bu henüz ilk sayı olduğu için çok romantizm göremedik, ayrıca kadının kocasından nefret ettim. Aşırı kaba ve adi bir adam ama kadın affedecek sanırım. Üvey kızıyla ilişkilerini çok sevdim ama, kızı, yani Blanche, çok tatlış ya yanaklarını sıkasım geldi. Her ne kadar çoğunlukla komedi içerse de, gerçekten insanı duygulandıran sahneler de var. Özellikle beni duygulandıran bir sahne var, ağladım hatta(şaşırdık mı?). Blanche dadısı tarafından diyet yapmaya zorlanıyor. Kız daha 11 yaşında ama tatlı bile yiyemiyor kilo almamak için. Daha çok küçük olmasına rağmen yetişkin korseleri giymesi gerekiyor. Sonra, ana karakterimiz, yani kraliçe Abigail, Blanche’ye hediye olarak biraz şeker vermek için Blanche’nin yanına gelince dadısı Blanche’nin şeker yememesi gerektiğini söylüyor. Blanche’ye kilosunun sağlığından daha önemli olmadığını, ve çocukların kiloları hakkında endişelenmek yerine istediğini yiyebilmesi gerektiğini söylüyor. Ardından onun şekerleri yemesine izin vermeyen dadısını odadan kovuyor ve Blanche’ye o şekerleri veriyor. Blanche şekerleri yerken birden ağlamaya başlıyor, ve daha önce hiç bu kadar tatlı bir şey yemediğini söylüyor. O sahnede ben direk gittim mesela ağlamaya başladım. Sanki hep birinin bana söylemesini istediğim bir şeyi duymuş gibi hissettim. Bende kilom hakkında aşırı güvensizim, her yemek yediğimde suçlu hissediyorum sanki kötü bir şey yapıyormuşum gibi. Ama Abigail’in söylediklerini duyunca sanki hafiflemiş gibi hissettim. O sözleri bana söylüyormuş gibi. Abigail’in geçmişini okumak da çok duygusaldı benim için. Abigail
Duygu ve Düşünce
Not-Sew-Wicked Stepmom, Vol. 1Dinorex (이르) · Ize Press · 202322 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 3. kitabı
selam ben bi klise bagimlisiyim ve bu da en sevdigim trope. tuketmedigim rtl icerigi kalmayana dek yasayacagim. bazen liseli olduklarini unutup off ask neden bu kdr kirocasin diye cikissam da bilmis olun ki kipir kipir oluyorum. tepiniorumm. sadie'nin karakterine hic oturtmazdim zaten ama bi yerde ilk adimi bilincli attigimiz bir sahne gelicek sanmistim... tabii her sey yine en utanc verici haliyle ilerledi,, ilk biz konusalim oyle baslasin isterdim ama olsun!! ne okudugumun farkindayim,, mihenk tasi sizsiniz,,, kafami kumdan cikarmamam gerekio biliormmmmm,, sadece mutsuz oldugum bir sey var o da abigail... bana O KADAR gecmedi ki yani rosie bile daha iyiydi sahsen keske baska bir sekilde yazilsaydi burasi da... arkadasliklarin ozenle islenmemesine SINIR OLUYORUM. kilcigi oylece yutmasinda da i feel u ya,, sen ne zaman boyle oldun diye sordugunda AGLAMAK ISTEDIM cok basitti ama hikayenin bu detaylari sarsti maalesef ben de bu kadarim. bir de bir yerlerde modern feminizmle ilgili dramatik bir tiyatro oyunundan bla bla tarzi bir cumle kuruyor HIC HOSLANMADIM,, bilsin
Sana Ulaşmaması DileğiyleAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2025322 okunma