GAZİ ÜNİVERSİTESİ: SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANADOLU ÜNİVERSİTESİ: TARİH İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ : COĞRAFYA HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ: EĞİTİM YÖNETİMİ VE DENETİMİ
Cemal Süreya'nın dediği gibi, "Aşk, bir çiçeğin tomurcuklanmasıdır; sevgi ise köklerinin toprağa tutunması. Biri gösterişli, diğeri görünmez… Ama asıl mucize, ikisinin aynı tohumdan filizlenmesidir." Aşk ve sevgi, insanı hem coşturan hem de dinginleştiren, hem heyecanlandıran hem de huzur veren, hem ateşleyen hem de soğutan karmaşık bir duygudur.
Edebiyatın şiirsel dizeleri, felsefenin derin düşünceleri ve bilimin somut verileri, bu dönüşümün ne kadar evrensel olduğunu bize hatırlatır. Kendi yaşamınızda, her dokunuşta, her bakışta ve her anıda, aşkın evrimleşen güzelliğini ve sevginin kalıcı dokunuşunu keşfedin; çünkü her bitiş, yeni bir başlangıcın sessiz müjdecisidir.
İlişkilerde "aşkın sonu" mu, "sevginin başlangıcı" mı sorusu, aslında hayatın en derin gerçeklerinden biridir. Tutkulu aşkın yerini, zamanın özenli dokunuşuyla inşa edilen sevgi alır; bu, hem duygusal bir olgunlaşma hem de karşılıklı anlayışın, sabrın ve bağlılığın getirdiği bir armağandır. Aşk, bir şiirin ilk dizesi gibi coşkulu başlar; sevgi ise son dörtlükteki dinginliktir. Bilim, bu geçişi hormonlarla açıklar; edebiyat, hikâyelerle ölümsüzleştirir.