Birinci fotoğraf, Lusi'nin barınaktan bize geldiği ilk gün... İkinci fotoğraf ise sevginin, sabrın,güvenin ve yaşam ortamının bir canı nasıl değiştirdiğinin en güzel kanıtı. ❤️
İlk geldiğinde çok ürkekti. Yanına yaklaşınca korkudan yere yatardı. Sessizdi. Bakışlarında yaşadığı koşulların izleri, Gözlerinde ise hep bir tedirginlik, çaresizlik vardı. Hatta bazen kucağımda taşımak zorunda kalıyordum.. Şimdi ise kapıdan içeri girdiğimiz an koşarak üzerimize atlıyor, sevgisini doyasıya göstermeye çalışıyor. Yaşadığı yeri benimsedi, bahçeyi çiftliği ilan etti. Tüm fideleri kırıyor olsa da emin olun ilk geldiği halini düşündüğünüzde kızamıyorsunuz :(
Barınakta aldığı kiloları bahçede koşup oynayarak verdi. Senelerdir dört duvar arasında yaşamış olmasına rağmen, bugün sesimizi duyduğu an uluyarak bizi karşılıyor. İlk geldiğinde az yemek yiyordu şimdi ise yemek düzeni oturdu. İlk zamanlar "Acaba bize alışabilir mi, acaba bir gün kaçar mı?" diye düşünürdüm. Onun da tek ihtiyacı aslında biz insanlarda da olduğu gibi biraz zaman ve sevgiymiş.
Şimdilik tek suçu tavukları kovalamak olsa da Ona da zamanla alışacağını düşünüyoruz :d
Lusi bize şunu öğretti: Barınaktan sahiplenilen hayvanlar sevgiyi unutmuş değiller, sadece yeniden güvenebilmeyi, ilgiyi ve koca bir çocuk olabilmeyi bekliyorlar. sabır, ilgi ve kocaman bir sevgiyle bambaşka bir cana dönüşüyorlar.
Eğer bir gün bir köpek sahiplenmeyi düşünürseniz, lütfen barınaklardan sahiplenin. Hayvanların alınıp satılan bir mal olarak indirgenen ve adlarına “hayvan marketi” gibi hayvanlara fiyatla değer biçen yerlerin kapısından geçmeyin! Barınaklarda dört duvar arasından kurtulabilmeyi bekleyen bekleyen binlerce can dostumuzun olduğunu unutmayın!
Umarım tüm can dostlarımız, Lusi kadar şanslı olur; sevildikleri, korundukları